Sigortacıların eli  göklere uzanıyor

Sigortacıların eli göklere uzanıyor

Geçtiğimiz aylarda Fransız Ginesi’nden fırlatılan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin askeri uydusunu taşıyan European Vega roketinin infilak etmesi, uydunun maliyeti ve sigortalanması hakkında tartışmalara yol açtı. Kalkışından sadece 2 dakika sonra itiş sistemlerinde gerçekleşen bir arıza sonucunda, milyon dolarlara mâl olan roket Atlantik Okyanusu’nun derinlikleri boylamıştı. Uluslararası haber ajansı Reuters’ın haberine göre hem fırlatma roketi hem de uyduyu teminat altına alan sigorta sözleşmelerinden doğan toplam tazminat 415 milyon dolara (2.3 milyar lira) ulaştı. Buradan yapılacak ödemenin uzay sigortacılığında bir rekor olacağı düşünülüyor. 

Uydu sigortalamak, tahmin edileceği üzere riskin ve tazminatların çok yüksek olduğu bir iş kolu. Bilindiği gibi bir uydunun maliyeti hayli yüksek. Bir uydu projesinin planlamadan birleştirmeye, test süreçlerinden fırlatmaya kadar geçen üretim sürecindeki toplam harcamalar milyonlarca doları bulabiliyor. Durum böyle olunca da uydu sigortası hizmeti verme konusunda ancak finansal olarak en sağlam sigorta şirketleri ellerini taşın altına koyabiliyor.

SİGORTALANAN İLK UYDU

Uydu sigortacılığının tarihi 1965 yılında Lloyd’s of London’da başlıyor. İlk sigorta poliçesi, Early Bird olarak bilinen ve uydu yörüngesine oturtulan ilk iletişim uydusu Intelsat 1’in fırlatma öncesi gerçekleşebilecek fiziksel hasarlarını kapsamak üzere yazılıyor. Kuzey Amerika ve Avrupa arasında televizyon, telefon ve faz ile gerçek zamanlı olarak iletişim sağlanmasının önünü açan bu uydu, küreselleşme tarihinde önemli bir rol oynuyor. Uzayın ticarileşmesiyle de paralel olarak, Intelsat 1’in fırlatılmasından bu yana olarak çok sayıda sigortacı hava-uzay girişimlerine teminat vermeye başladı. Günümüzde uydu fırlatma süreçlerinin vazgeçilmez bir noktası da sigorta şirketleri ile yapılan görüşmeler olmuş durumda. 

DEĞERLENDİRME SÜRECİNDEN GEÇİYOR

Uydu ve uzay araçlarını sigortalamak uzmanlık isteyen ve son derece karışık bir süreç. Munich Re’nin web sitesinde konuyla ilgili şu bilgiler yer alıyor: “Uyduların sigortalanması hava-uzay uzmanlarının tecrübesi büyük fark yaratıyor. Uyduların yeni teknolojiler kullanması ve neredeyse her fırlatılan uydunun yeni bir mekanizma içeriyor olması uyduların sigortalanabilirliğiyle ilgili ciddi sorunlar oluşturuyor. Kapsamlı bir sigorta poliçesinin tasarlanabilmesi için üretici şirketin teknik bilgileri sağlaması ve üretici ile yapılan bire bir görüşmelerin operatörler ve brokerle beraber değerlendirilmesi gerekiyor.”

VEGA HASARI PRİMLERİ %100 ARTIRABİLİR

European Vega roket hasarı gerçekleşen ilk başarısız fırlatma değil ve son da olmayacak. Geçtiğimiz yılın ekim ayında ABD tarafından gönderilen SpaceX Falcon 9 roketi de statik ateşleme testi sırasında alev alıp 20 yıldır tahsil edilen sigorta primini kat kat geçen bir hasara sebep oldu. Dünya çapında uydu sigortası primlerini %100 kadar artırabileceği tahmin edilen olayın sigortacılara masrafı 200 milyon doları buldu. 

Sadece fırlatma öncesi süreçlere teminat veren uydu sigortalarından yılda 10-12 milyon dolar arası prim alındığını söyleyen Marsh Uzay Projeleri Yöneticisi John Munro, Falcon’un başarısızlığı sonucunda halihazırdaki sigorta poliçelerinin de tekrar gözden geçirilmesinin düşünüldüğünü söylüyor. 

Bir ‘uzay’ hasarı gerçekleştiği zaman ortaya çıkan hasar son derece büyük oluyor. Örnek olarak, 2015 yılının mayıs ayında Centenario mobil iletişim uydusunun Meksika’nın geliştirdiği MexSat sisteminin hata vermesi paralelinde havada infilak etmesinin sonucunda sigortacılar 390 milyon dolar hasar ödemek zorunda kalmıştı. Ne kadar büyük olursa olsun, bu ölçekteki hasarlar sigortacıları zor duruma sokabiliyor. 

TÜM SÜREÇ SİGORTA ŞEMSİYESİNDE

Küresel sigorta brokeri Marsh’a göre, uzaydaki risk yönetimi süreçleri evrimleşerek kısa bir sürede son derece kapsamlı ve detaylı bir hale geldi. Uzayın artık ticari bir alan konum haline gelmesiyle beraber sigorta sağlayıcılar sadece fırlatma anına değil, sürecin tamamına uygun teminatlar sunuyor. Uzay ve uydu sigorta ürünleri genel olarak fırlatma öncesi, fırlatma sırasında ve yörünge üstünde olmak üzere 3 fazda hizmet sunuyor. Uydu konusunda teminat verilen alanlar şöyle:
* Uydunun fırlatılması
* Uydunun yörüngeye oturması
* Uzay aracının fırlatma öncesi transferi ve fırlatma öncesi hazırlıklar
* Acil durum hasarları
* Uyduyu taşıyan hava aracının hasar görmesi
* Yörüngeye oturan uydu için üçüncü parti sorumluluklar
* İş durması ve kâr kaybı
* Yörüngedeki sözleşme yükümlülükleri
* Üretim tesisi ve fırlatma rampası

TÜRKSAT 1A KAZASI VE TÜRKİYE’NİN UZAY MACERASI

Türkiye’nin, Türksat A.Ş. ve Fransız Aérospatiale ortaklığında iki sabit uydu ile hızlı bir ağ oluşturma çabaları sonucunda geliştirdiği Türksat 1A projesi, ülkemizde sigortanın en çok konuşulduğu olaylar arasında geliyor.
Fransız bir şirket tarafından üretilen Türksat 1A Fransız Ginesi’nde yer alan rampadan 24 Ocak 1994’te saat 23.27’de ateşlendi. Ancak fırlatıcı roketin üçüncü katındaki bir arıza nedeniyle 12 dakika 12 saniye sonra okyanusa düştü. Uluslararası bir konsorsiyum tarafından sigortalanan uydunun yapım maliyeti sigorta şirketlerinden tahsil edildi. Aynı yıl fırlatılan Türksat 1B’nin başarılı olmasının ardından Türksat 1A’nın görevini yerine getirmek için geliştirilen Türksat 1C’nin üretimi 200 milyon dolara mâl olmuştu. 1996 yılında fırlatılan Türksat 1C de başarılı olarak yörüngedeki yerini almıştı.

HEM KÜRESEL HEM DE EVRENSEL SİGORTACILAR

Günümüzde uzay ve uydu sigortaları konusunda ürün, hizmet ve danışmalık veren firmalar arasında başlıca şirketler şu şekilde:
* Lloyd’s of London
* Munich Re
* Marsh
* Beazley
* AXA XL
* Allianz
* Starr

Umut Deniz Elçi
umut@sigortacigazetesi.com.tr

Yorum yazın