Sigortacıların 2021 ajandası

 Sigortacıların 2021 ajandası

Sektörün önde gelen şirketlerinin raporlarına göre sigortacıların 2021 yılı çok daha zorlu geçecek. Dijital dönüşüm, insan kaynaklarından akıllı kontratlara kadar birçok açıdan daha çok yatırım gerektirecek. Seyahat sağlık sigortalarında da değişim gündemde. Yapay zeka ise sektörel yarışın belirleyicisi olacak. 

Tam bir yıl önce Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkıp tüm dünyaya yayılan yeni tip koronavirüs başta olmak üzere birçok etken, sektörlerdeki değişimi hızlandırdı. 2020 yılında meydana gelen değişimlere göre yakın gelecekte hangi konuların sigortacıların gündemine geleceğini derledik. 

Son iki ay içerisinde Swiss Re, Marsh, KPMG, Aon, Munich Re ve Allianz gibi şirketlerin yayımladığı raporlar, sigorta sektörünün değişim için her zamankinden daha fazla yatırım yapması gerektiğini ortaya koyuyor.   

SİGORTACILAR İÇİN EN CİDDİ TEHDİT: YETENEK RİSKİ

Uluslararası denetim firması KPMG’nin toplam bin 615 CEO ile yaptığı araştırmanın sonuçları yayımlandı. COVID-19 pandemisi sonrası şirketlerin uzaktan çalışma modellerine geçtiği hatırlatılan araştırmada şirketlerin işe alım stratejilerini değiştirmeye başladığı, kısa vadede ofis alanlarının küçüleceği ifade ediliyor. Pandeminin başlangıcından beri şirketler için risk gündeminin sürekli değiştiği, ‘yetenek riski’nin en ciddi tehdit olarak öne çıktığı belirtiliyor: Yetenekli iş gücüne ulaşmak ve elinde tutmanın sigorta şirketleri için her zamankinden daha zor olduğu vurgulanıyor. Yakın tarihli başka bir ankette de Y kuşağının %80’i sigorta sektörü hakkında sınırlı bilgiye sahip olduğunu ve %44’ünün ise sigortacılık kariyerlerinin “sıkıcı” bulduğunu ortaya koyuyor. Bu da sigorta sektörünün yetenekli çalışanları elinde tutmasının zor olduğunu gösteriyor. 

KÜRESEL SİBER SİGORTA PAZARI 2025’TE TAHMİNİ 7 MİLYAR DOLAR

Alman sigorta devi Munich Re, “Siber sigorta: Riskler ve Trendler 2020” başlıklı raporunu yayımladı. Rapora göre, siber güvenliğe yönelik bilgi teknolojilerine (BT) yapılan yatırım tüm dünyada artıyor. Rapora konuşan uzmanlar, 2025 yılında BT’ye yapılan yatırımın 400 milyar dolar olacağını tahmin ediyor. Bu rakamın bir kısmı sigorta çözümleri ve hizmetleri için kullanılacak. Munich Re raporunda küresel siber sigorta pazarını, 2020 yılında 7 milyar dolarak olarak hesaplarken 2025 yılında 20 milyar doları bulacağını tahmin ediyor. Siber sigortaya yönelik en fazla hasar talebi, sağlık, imalat, finans ve hizmet sektörlerinden geliyor. Bununla birlikte sigorta çözümleriyle ilgili yelpaze de gelişiyor. Üstelik artan farkındalık seviyesi sebebiyle KOBİ’lerin de siber risklere karşı sigortaya olan ilgisi artıyor.

COVID-19 AŞISI SEYAHAT İÇİN ZORUNLU OLABİLİR

Bütün koruyucu önlemlerle birlikte bu yıl içerisinde COVID-19 aşısının daha geniş kitlelerce kullanılacak olması, küresel sigorta sektörünü seyahat sigortaları üzerine tekrar düşünmeye itiyor. Şimdiden Canada Air ve Emirates gibi dev havayolu firmaları, yolcularını bulundukları ülkede COVID-19 tedavisi alabilmeleri için otomatik olarak sigortalamaya başladı. Çoğu havayolu firmasının, yaygınlaşması ile birlikte COVID-19 aşısını yolcuları için zorunlu hale getirmesi bekleniyor. Birleşik Krallık da COVID-19 aşısı olmayanların seyahat sigortalarını iptal etme kararı almak üzere. Salgının kontrol altına alınması için bu tür uygulamalar öngörülüyor. Ancak araştırmalar, tatil sırasında en fazla can kaybının meydana geldiği 2 olayın otomobil kazaları ve boğulmalar olduğunu gösteriyor. Bu da sigorta şirketlerini teminatları daha geniş tutmasına, yeni poliçeler yaratmasına yol açıyor. 

PROTEİN YAPISI ÇÖZEN YAPAY ZEKADAN KAZA HASAR HESABI

Google’ın yan ürünü DeepMind, proteinlerin aminoasit dizisini ve yapılarını 3 boyutlu olarak belirleyen bir yapay zeka geliştirdi. Biyomühendisliği değiştirecek bu teknoloji ile birlikte gelişmiş ilaçların daha hızlı bir şekilde keşfedileceği düşünülüyor. Bu da sağlık sigortalarındaki hasar talebenin düşmesine yol açacak, ilaç maliyetleri 100 milyonlarca dolar azalacak. Ancak bu teknolojinin sigortacılar için yararı sadece bu kadar değil. Çünkü bu yapay zeka sayesinde sigortacıların sisteme katmaya çalıştığı derin öğrenme (deep learning) de hızlanacak. Biyolojinin en zor problemlerinden birini çözen bu teknoloji sayesinde bir otomobil kazasındaki hasar sadece fotoğraflarından hızlıca hesaplanabilir. Bunun için sigorta şirketlerinin bu yapay zekayı kendi hasar bilgileri ile eğitmesi gerekiyor. 

YAPAY ZEKA, RİSK MÜHENDİSLİĞİNİ DEĞİŞTİRECEK

Düşen faiz oranları, iklim değişikliği, insan kaynaklı riskler ve toplumsal huzursuzluklar, benzeri görülmemiş hasarlara ve iş kesintilerine neden oluyor. COVID-19 pandemisi, siber güvenlik tehditleri ve küresel terörizmin yükselmesi ile birlikte sigortacıların risk haritaları değişmeye başladı. Bu risk haritasının değişmesinde yapay zekanın önemli bir işlevi olacak. Değişim için sigorta şirketlerinin öncelikli olarak yapay zeka hedeflerini belirlemesi, yapay zekada yetenekli şirket çalışanlarını belirlemesi ve güvenilen yapay zeka hizmetleri sunan şirketlerle işbirliğine gitmesi tavsiye ediliyor. Bu konuda yapılan yatırımın geri dönüşü olacak. Çünkü sadece yapay zeka, Çin ve Hindistan’ın toplam üretiminden daha fazla küresel ekonomiye etkisi olabilir.

BLOCKCHAIN VE SİGORTADA AKILLI SÖZLEŞMELER 

İlk olarak 1993 yılında ortaya atılan “akıllı sözleşme” fikri, blockchain teknolojisinin gelişmesini ve daha fazla alanda kullanılmasını amaçlayan Ethereum’un akıllı sözleşmelere fırsat vermesi ile tekrar gündeme geldi. Önümüzdeki dönemde akıllı sözleşmelerin ilk olarak sigortalama ya da ödeme gibi daha basit süreçlerde kullanılması bekleniyor. 

Akıllı sözleşmelere en basit örnek olarak otomatları gösterebiliriz. Üçüncü kişileri ortadan kaldıran akıllı sözleşmeler sayesinde kullanıcı daha hızlı bir şekilde ürüne kavuşuyor. Bunun yanında bir dizi avantajı daha var: Yönetim maliyetleri düşüyor, sigortacı ile müşteri arasındaki karşılıklı güven oluşturuyor, hasar talebini işleme hızlanıyor. Sonuç olarak primler düşerken pazarın büyümesi bekleniyor. 

Ancak sigortacıların bazı sorunların üstesinden gelmesi gerekiyor. İlk olarak yasal çerçevenin oluşturulması ve hukukçuların bu konuda bilgilendirilmesi gerekecek. 

MAL VE KAZA SİGORTALARINI DEĞİŞTİRECEK 4 TEMA

Mal ve kaza sigortalarında hasar taleplerinin 2021 yılında teknolojinin etkisi altında hızla değişmesi bekleniyor. Bu değişim sırasında dört farklı tema, değişimi hızlandırıp şekillendirecek: Operasyonların otomatikleşmesi, yapay zeka ile hesaplama, uzman sayısını artırma ve yeni ekosistemlerin birleşmesi. Robotik süreç otomasyonu ve doğal dil işleme süreçlerinin birleşmesi operasyonların otomatikleşmesiyle sonuçlanacak. Hasar bildirimi, acil müdahalede sıralama ve hasar değerlendirmesinde yapay zeka öngörülerine ihtiyaç duyulacak. Yapay zekanın kullanabilmesi için işgücü dinamiklerinde değişim bekleniyor. Bu da şirketlerdeki uzman sayısının artmasıyla sonuçlanacak. Yine yapay zeka hasar tahmini, restorasyon, hukuk ve tazmin süreçlerinde farklı iş kollarının birleşmesinde süreçleri iyileştirip hızlandıracak. 

TELEMATİK KÜLLERİNDEN DOĞUYOR

2010 yılından beri telematik ürünlerin yaygınlaşması ve sürücü alışkanlıklarına göre sigorta ürünlerinde indirime gidilmesi bekleniyordu. Buna karşın araç sürücüleri telematik işlevi görecek dijital uygulamaları ve cihazları kullanmaya ilave masrafı olması sebebiyle bugüne kadar sıcak bakmadı. Son olarak ABD’de başlatılan bir uygulama ile araçlara otomatik olarak telematik yüklenmeye başlandı. Buna göre veri paylaşımı karşılığında daha ucuz sigorta ürünleri seçenek olarak müşterilere sunuluyor. Böylelikle telematik uygulamaların daha fazla kullanılması bekleniyor. 

HACKER’LAR, C-LEVEL YÖNETİCİLERİ TAKİP EDİYOR

Aon, şirketlerin siber güvenlik konusunda ilerleyen günlerde atması gereken adımlara ilişkin raporunu yayımladı. Rapora göre, en büyük 500 ABD şirketinin toplam değerinin %80’i maddi olmayan varlıklardan oluşuyor ve her yıl fikri mülkiyet hırsızlığı bir trilyon dolarlık hasar veriyor. Bu sebeple büyük bir varlık siber risk altında. Buna karşın küresel çapta birleşme ve satın almaların sadece %10’unda siber güvenlik uzmanları kullanılıyor. Bu da yatırımları riskli hale getiriyor. Büyük miktarda fonu idare eden emeklilik planı yöneticilerinin sadece %25’inin siber tehditlere dair yeterli bilgisi bulunuyor. C-level yöneticilerin hacker’lar tarafından izlenme, takip edilme olasılığı diğer çalışanlara göre 12 kat daha fazla. Şirketlerin yönetici ekibini fiziksel ve dijital güvenlik duvarlarının dışında da koruması gerekiyor. Üstelik sadece e-posta güvenlik ihlalleri son 5 yıl içinde 12 milyar dolardan daha fazla hasara sebep oldu. 

BELKİ TWITTER PROFİLİNİ SİGORTALATMAK İSTEYENLER OLACAK

IBM Think Digital Summit Türkiye’de “Emerge Smarter-Sigorta Şirketlerinin Dijital Dönüşüm Yol Haritası” paneline konuşmacı olarak katılan Türkiye Sigorta Strateji ve Dönüşümden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Bilal Türkmen, yeni nesil teknolojiler üzerine çalışmalar yaptıklarını belirtti. Türkmen “Son yıllarda insanların mülk edinme yerine hizmet alma modelini daha çok tercih ettiğini görüyoruz. Bu gelişmeler, yakın gelecekte kısa süreli sigorta ürünlerinin ortaya çıkmasına sebep olacak. Yakın tarihte belki Steam hesabını; oyun karakterini veya Twitter profilini sigortalatmak isteyen müşteriler olacak” diye konuştu.

YEME İÇME SEKTÖRÜ BİLGİSAYAR KORSANLARININ HEDEFİNDE

Yeni ürün ve konseptleri sunan yeme içme sektörü, COVID-19 pandemisiyle birlikte dijital satışa odaklanmaya başladı. Bu rekabetçi sektörde artan dijitalleşme sebebiyle bilgisayar korsanlarının gözünü bu alana çevirdi. Sigorta brokerliği ve risk yönetimi alanlarında faaliyet gösteren Marsh, yeme içme sektörü üzerine yayımladığı raporda can kayıplarıyla sonuçlanabilecek dijital açıkları gündeme getiriyor. Rapor, dijitalleşen sektörün siber saldırılara açık hale geldiği belirtiliyor. Rapora göre, ilk fidye yazılımları sektördeki şirketlerin kârlarını kaybetmesine yol açabilir. Üretim ve dağıtım süreçlerinin de dijitalleşmesi herhangi bir siber saldırı sonrası, tesislerde iş kesintilerine, ürünlerin geri çağrılmasına yol açabilir. Rapordaki en kötü senaryoya göre, üretim bilgilerinin hack’lenerek değiştirilmesi tüketicilerin sağlık açısından zarar görmesine ve hatta can kayıplarına yol açabilir. 

SİBER HASARLAR DAHA KARMAŞIK HALE GELİYOR

COVID-19 pandemisi sonrası ekonominin devam edebilmesi için çözüm olarak sunulan uzaktan çalışma ve yaygın olarak kullanılmaya başlayan elektronik ticaret ile birlikte siber risklerin verdiği hasarlar da hızlı bir şekilde artmaya başladı.
Siber risklerdeki bu artış şirketleri yeni güvenlik tedbirleri almaya, yeni maliyet kalemleri oluşturmaya itti. Allianz’ın ekim ayında yayımladığı Siber Risk Trendleri başlıklı raporuna göre, siber hasar talepleri sayı olarak artmakla birlikte daha karmaşık hasar talepleri gelmeye başladı. Rapora göre artık siber hasarlarda sorumluluğun kimde olduğu ve hasarın büyüklüğü ile ilgili çözümler daha uzun sürüyor.

DRONE’LAR SİGORTA İÇİN YENİ BİR PAZAR OLUŞTURDU

Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de drone trafiği gitgide artıyor. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün verilerine son 6 ayda 200 binin üzerinde İHA ve drone için pilotluk başvurusu yapıldı. Bu durum Türkiye sigorta sektörü için yepyeni bir drone pazarının oluştuğuna işaret ediyor. 2016’dan beri 25 kg ağırlığın üstünde veya ağırlığından bağımsız olarak ‘ticari faaliyetler’ kapsamında drone’ların sigortalanması zorunlu. Bununla birlikte sigorta şirketleri gövde sigortası da sunmaya başladı. Drone’un çalınması, kaybolması, hasar görmesi gibi durumları da kapsayan sigortalar çıktı. Ayrıca drone teknolojisi sigorta şirketlerinin daha hızlı ve az maliyetle hasar hesaplaması yapmasını, tarım ve otoyollarda hasarın önüne geçmesini sağlıyor. 

İŞ HAYATINI DEĞİŞTİRECEK 10 TREND

Risk danışmanlığı hizmeti sunan İngiltere merkezli Aon, ilerleyen yıllarda iş hayatını değiştirecek trendlere dair raporunu yayımladı. Buna göre raporda yer alan 10 trend şöyle:

1 Nüfus yoğunluğu Asya’dan Afrika’ya kayacak. Bugünün geniş pazarları küçülürken yeni pazarlar oluşacak.

2 Kentleşme artacak ve salgın hastalıklar ile atık yönetimi daha dikkat edilmesi gereken riskler olarak öne çıkacak. 

3 Şu anda yıllık 600 milyar dolara denk gelen siber güvenlik ve veri gizliliği ile ilgili hasar maliyetlerinin önümüzdeki 5 yıl içerisinde tek haneli trilyonlara ulaşması bekleniyor. 

4 Maddi olmayan varlıkların hızla artmasıyla birlikte fikri mülkiyet önem kazandı. Bu sebeple bir şirketin değer üreten varlıklarını belirlemek ve onlara yönelik riskleri daha iyi analiz etmenin önemi artıyor.

5 Dijitalleşmenin artması; verilerin iyileştirilmesini, daha hızlı işlem hızlarını ve milyarlarca dolar gelir getirecek bir dizi yeni fırsatı içerecek.

6 Karbon ve plastik gibi maddelerin iklim değişikliğini hızlandırması ile birlikte artan sel, fırtına ve orman yangın gibi doğal afet hasarlarını kimin ödeyeceğine dair daha fazla tartışma yaşanacak.

7 Yeniden tasarlanan enerji, hem yeni bir pazarı hem de yeni riskleri barındırıyor. Örnek vermek gerekirse, açık deniz rüzgarı ya da hidrojen gibi yenilenebilir enerji kaynakları sigortacılar için yeni bir pazar oluşturacak. 

8 Dünyada yaklaşık 60 trilyon dolarlık bir altyapı yatırımına ihtiyaç var. Bu yatırımın ancak kamu-özel şirket ortaklığıyla yapılabilmesi, riskin yeniden paylaşılmasına neden olacak.

9 Emeklilik fonu yatırımları dünyanın her yerinde sermayeyi yeniden şekillendiriyor. 

10 Otonom sürüş, başarılı oldukça iletişim ve nesnelerin interneti sıçrama yaparak gelişimini sürdürecek. Ayrıca sürücüsüz araçların kaza yapması durumunda sorumluluğun kimde olduğuna dair sorular sigortacıların gündeminde daha sıklıkla yer alacak.

Avatar

Sigortaci Gazetesi

İlginizi Çekebilir