Sigortacılar öngörmedikleri hasarları ödemeye başladı

 Sigortacılar öngörmedikleri  hasarları ödemeye başladı

SAB Sigorta Acenteleri Derneği Başkanı Doğan Şen,  sigorta şirketlerinin öngörmedikleri hasarları ödemeye başladığını söyledi. Destekten yoksun kalma ve araç değer kaybı tazminatları sebebiyle hasar prim dengeleri bozulan sigorta şirketlerinin primleri sık sık artırma mecburiyetinde kaldığını, optimum fiyatlar oluşmadığını ve sektörde farklı primler nedeniyle güven kaybı yaşandığını ifade eden Şen, rekabet koşullarında en uygun primli poliçeleri sigorta alıcılarına temin edemeyen acentelerin mağdur olduğunu belirtti.
Bu zararı absorbe etmeye çalışan bazı sigorta şirketlerinin de acente komisyonlarını aşağı çektiğini kaydeden Şen, destekten yoksun kalma tazminatı hakkında açıklamalarda bulundu ve SAB’ın bu konudaki çözüm önerilerini Sigortacı Gazetesi’yle paylaştı.

TRAFİK KAZALARI ARTIYOR
Son zamanlarda trafik kazalarının sayısında ciddi artışlar gözlendiğini vurgulayan Doğan Şen, “Her yıl binlerce kişi trafik kazalarında hayatını yitiriyor. Ölen kişilerin geride kalan yakınları ise hem duydukları derin acı ve üzüntü sebebiyle manevi zarara hem de ölen kişilerin maddi desteğinden yoksun kaldıkları için maddi zarara uğruyor. Uğranılan bu maddi zarar genellikle trafik sigortasını yapan şirketten destekten yoksun kalma tazminatı adı altında talep ediliyor” diye konuştu.
“Konuya trafik kazaları özelinde bakacak olursak, trafik kazasında başkasının kusuruyla hayatını kaybeden kişinin geride kalan yakınları destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir. Üçüncü şahısların uğrayacağı zararlar, yolcular ve hatır taşıması bu kapsamdadır. Tartışılan asıl mesele tek taraflı bir trafik kazasında hayatını kaybeden kişinin yakınlarının sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı talep edip edemeyecekleridir. Tek taraflı trafik kazalarında genellikle ilgili aracın sürücüsü tam kusurludur. Tam kusurlu araç sürücüsünün yaralanması sonucunda zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında herhangi bir talep hakkının olmayacağı açıktır” diyen Şen, hukukun genel prensiplerinden olan “kişi kendi kusurundan faydalanamaz” ilkesinin buna engel olduğuna değindi.
2008 yılına kadarki dönemde, tam kusurlu bile olsa, trafik kazası sonucu ölen kişinin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceğinin kabul edildiği bilgisini veren Şen, şunları söyledi: “Ancak 2008 yılında Trafik Kanunu’nda yapılan değişiklikten sonraki Yargıtay kararlarında ölen tam kusurlu kişinin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceğine hükmedilmeye başlandı. Sebep olarak da ‘kişi kendi kusurundan faydalanamaz’ ilkesi gösterildi.”

‘DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI SEKTÖRÜ ZORLUYOR’
Yargıtay’ın bu tutumunun eleştirilere maruz kaldığını aktaran Şen, Yargıtay’ı eleştirenlerin temel dayanağının söz konusu kusurun ölenin kusuru olduğu, geride kalan yakınlarının ise herhangi bir kusuru olmadığı konusunda toplandığını söyledi. Yargıtay’ın bu kararlarla “yansıma kusur-yansıma suç” gibi bir kavram yarattığının ifade edildiğini belirten Şen, “Nihayet Hukuk Genel Kurulu’nun 2012 yılında verdiği bir kararla ölen araç sürücüsü tam kusurlu dahi olsa, yakınlarının sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkı olacağı, söz konusu kusurun ölenin kusuru olduğu ve bu kusurun geride kalanları bağlamayacağı hükmü hayata geçti” dedi.
Türk Ticaret Kanunu’ndaki “Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder” maddesini hatırlatan Şen, bu itibarla sigorta şirketlerinin öngörmedikleri bir hasar kalemi ödemeye başladığını, üstelik geriye dönük birçok dava için de tazminat ödendiğini belirtti.

‘AVUKATLARIN AÇTIĞI DAVALAR SEKTÖRE DAHA PAHALIYA PATLIYOR’
“Ölümle sonuçlanan trafik kazalarında, genelde ölenin yakınları üzüntü içindeyken sigorta şirketlerinden tazminat talep etmek akıllarına gelmiyor ya da Anadolu kültüründen ötürü ölenden nemalanmak ahlaki gelmiyordu, dolayısıyla bir müddet beklemede kalıyorlardı. Ancak konuda uzmanlaşmış avukatlar çeşitli yöntemlerle bu mağdurları buluyor ve hak sahipleri adına sigorta şirketlerine dava açarak, kazandıkları tazminatların küçük bir kısmını hak sahiplerine ödüyor, büyük kısmını da kendilerine ayırarak haksız kazanç elde ediyor” diyen Şen, sigorta şirketlerinin daha sonradan profesyonel avukatlar tarafından açılan davalar için çok daha fazla toplam tazminat ödemek zorunda kaldığını belirtti.
Acenteler olarak bu süreçte üzerlerine çeşitli görev ve sorumluluklar almak istediklerinin altını çizen Şen, acentelerin yapabileceklerini şu şekilde anlattı: “Ölümlü kaza yaşayan sigortalılarımızın geride kalan ailesinin ziyaret edilmesi, acının hafiflemesini müteakip kanuni evrakların hazırlanmasında aileye yardımcı olunması, sigorta şirketi ile mağdurlar arasında köprü kurarak davaların açılması ve aktüerler ile irtibatta bulunulması ve tazminat bedellerinin tamamının aracı olmaksızın hak sahiplerine ödenmesi veya bu paralelde yapılacak işlerin yapılması hususunda acenteler destek olabilir.”

‘ACENTELERİN DESTEĞİYLE SEKTÖRÜN MASRAFI AZALIR’
Doğan Şen, bunun yaratacağı sonuçları da şu şekilde açıkladı:
“* Doğru kişiler doğru hasarı, tam zamanında eksiksiz alırlar.
* Sigorta şirketleri fazladan tazminat ödemek zorunda kalmaz.
* Sigorta şirketleri gecikme faizi, avukat ücreti gibi muhtelif paralar ödemek zorunda kalmaz.
* Sigortalılar ve sigortacılar arasında  güven oluşur, sigorta şirketleri hasarları ödemekten kaçınan kurumlar olmaktan kurtulur.
* Sigorta şirketleri devam eden davalar için uzun yıllar karşılık ayırmaktan kurtulur.
* Sektörün başta trafik sigortaları, işveren hukuki sorumluluk sigortaları ve diğer sorumluluk sigortalarıyla ilgili hasar prim dengesi düzelir.
* Orta vadede optimum primler oluşur.
* Bu boşluktan faydalanarak mağdurlar üzerinden para kazananlara ortam kalmaz.
* Acenteler sigorta şirketlerinden bu hizmeti karşılığı bir komisyon alır.”
SAB’ın, hukukçuların ve çeşitli sigorta şirketlerinin hasar departman sorumlularının desteğinde acentelere bu konuda eğitim vermek ve bilinçlendirmek için çalışmalarının devam ettiğini aktaran Şen, sözlerini şöyle tamamladı: “Her zaman olduğu gibi acentelerin, sigorta şirketlerinin, sigorta alıcılarının, kısacası tüm kesimlerin kazanacağı modelleri üretmeye devam edeceğiz.”

DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI NEDİR?
Doğan Şen, destekten yoksun kalma tazminatını şu şekilde açıkladı: “Ölenin, ölmeseydi gerek maddi yardımda bulunarak gerekse işlerinde yardım ederek geride kalanlara sağlayacağı faydanın ölüm sebebiyle imkansız hale gelmesi dolayısıyla geride kalanların uğradığı zarara karşılık peşin ve toptan ödenen tutar, destekten yoksun kalma tazminatını oluşturuyor.”

İlginizi Çekebilir

Leave a Reply