“Sigorta sosyo-ekonomik çöküntüleri önlüyor”

 “Sigorta sosyo-ekonomik çöküntüleri önlüyor”

KASIDER Başkanı Sema Tüfekçiler, röportaj serisine HDI Sigorta Kurumsal Sigortacılık Teknik Operasyon Müdür Yardımcısı Arife Ertek ile devam ediyor. Ertek, Sigorta sosyo-ekonomik çöküntüleri önlüyor, sigortalanmamış riskler gerçekleştiklerinde bireyleri, aileleri ve işletmeleri sarsıp zor duruma düşürüyor” dedi.

KASIDER Başkanı Sema Tüfekçiler, tecrübeli isimler ile yaptığı röportaj serisine HDI Sigorta Kurumsal Sigortacılık Teknik Operasyon Müdür Yardımcısı Arife Ertek ile devam ediyor. Sigortanın toplumdaki yeri ve önemine değinen Ertek, “Sigorta sosyo-ekonomik çöküntüleri önlüyor, sigortalanmamış riskler gerçekleştiklerinde bireyleri, aileleri ve işletmeleri sarsıp zor duruma düşürüyor. Bu zor durumlardan kaynaklanan sıkıntılar yayılarak başkalarını da etkiliyor. Bunların toplam etkisi büyük toplumsal çöküşlere sebep olmakta. Şahit olduğumuz üzere sigorta şirketleri hasar ödemeleri sayesinde bu tür çöküşleri ya tamamen önlüyor veya etkilerini azaltıyor” dedi.

En büyük hayalin nedir?

Aslında herkesin olduğu gibi benim de birçok hayalim var fakat en çok yoğunlaştığım en büyük hayalim üniversite hayatına adım attığım günden beri; iyi bir kariyer yapmak. Bunun içinde özverili çalışarak, kendimi her daim geliştirerek kariyer basamaklarını tırmanmayı arzuluyorum.

Mesleğinle ilgili en çok neleri seviyorsun ve bir gücün olsa mesleğinle ilgili neyi değiştirmek isterdin?

Genel olarak mesleğimi çok seviyorum özellikle sigortacılığın temel prensiplerinden biri olan azami iyi niyet prensibi sevme sebeplerimden biridir, sigorta sektörünün güven esasına dayalı olması, hizmet sektöründe olmamız nedeni ne güzel bir iş yaptığımızın resmidir.

Diğer yandan insanların gelecekteki risklerini kontrol altına almak için bugünü ve yarını huzurlu ve mutlu yaşama alışkanlıkları sebebiyle sigorta bilincine kavuşmuş olmaları ve sigortaya güvenmeleri diğer önemli sebeplerimden. Sigortalamak böylece toplumda güven yaratıyor ve güveni dalga dalga yaydığını görüyoruz.

Aynı zamanda sigorta sosyo-ekonomik çöküntüleri önlüyor, sigortalanmamış riskler gerçekleştiklerinde bireyleri, aileleri ve işletmeleri sarsıp zor duruma düşürüyor. Bu zor durumlardan kaynaklanan sıkıntılar yayılarak başkalarını da etkiliyor. Bunların toplam etkisi büyük toplumsal çöküşlere sebep olmakta. Şahit olduğumuz üzere sigorta şirketleri hasar ödemeleri sayesinde bu tür çöküşleri ya tamamen önlüyor veya etkilerini azaltıyor. Sigortanın, imece usulü çalışan küçük yardımlaşma ağlarının aksine çok daha geniş kapsamlı bir olgu olduğunu düşünüyorum.

Günümüz şartlarında gelişen teknolojinin etkisiyle sigorta sektörüne talepler artıyor, sektörde şirketlerin piyasa payını yükseltmek istemeleri rekabeti daha da artıyor. Bu nedenle eğer bir gücüm olsaydı öncelikle yoğun fiyat rekabetine müdahale ederdim. Yazılan brüt prim miktarı artsa bile sigortacılık faaliyetlerinden özellikle teknik anlamda kazanılan gelirde aynı ölçüde artış olmamaktadır. Sigorta şirketlerinin rekabeti sadece prim miktarı üzerinden değil ürün nitelikleri üzerinden de olması, sektörün ayakta kalmasını sağlayarak daha çok kar etmesini sağlayacaktır.

Bir arkadaş grubunda kendi fikirlerini söylediğinde itiraz geldi, susar mısın? İknaya çalışır mısın, kavga eder misin, tartışır mısın?

Beni tanıyan arkadaşlarım bilir, kesinlikle ikna etmeye çalışırım. Susmam, kavga etmem yada tartışmam yani ölçüyü kaçırmam. Açıklayıcı ve samimi şekilde ikna kabiliyetimi kullanırım.

HDI Sigorta Kurumsal Sigortacılık Teknik Operasyon Müdür Yardımcısı Arife Ertek

Sana en çok sorun yaşatan kişilik özelliğin nedir?

Biraz inatçı ve mükemmelletçiyim. Sanırım boğa burcu olmanın özelliğini taşıyorum.

20 yıl inanılmaz fakat ölümlü bir mutluluk mu? Yoksa ölümsüz fakat mutsuz bir hayat mı tercih ederdin?

20 yıl inanılmaz fakat ölümlü bir mutluluğu tercih ederdim. Pozitif psikolojinin cevap bulmaya çalıştığı mutluluk kavramı hepimiz için çok farklı anlamlar taşısa da benim için hem ruhen hem de fiziksel olarak iyi hissetmemiz demek. Mutluluğun bizlere sağladığı faydaları saymakla bitiremeyiz ve hayatımızda önemli bir gereklilik olduğunu düşünüyorum. ‘Ufak şeylerden mutlu olmak’ felsefesini benimsemeliyiz bence bunu hayatımızda hep yapmalıyız.

Yalnız kaldığında en çok ne düşünüyorsun?

Yalnız kaldığımda en çok geleceği düşünürüm, planladığım yakın ya da uzak gelecekle ilgili düşünüyorum, bunu çok yapıyorum. Bunu yapmak sanki bana geleceği kontrol etme gücünü veriyor ve hedeflerimi yakinen tutturma yardımcı oluyor.

Paylaşmaktan hiç hoşlanmadığın şeyler nelerdir?

Hayatın her alanında ve her anında arkadaşlarımızla , ailemizle , tanıdıklarımızla yani çevremizde ki tüm insanlarla  etkileşimde bulunarak paylaşım halinde oluyoruz. Paylaşmak, insanların samimiyetini arttırıyor, dayanışma ve yardımlaşma değerlerinin yerleşik hale gelmesini sağlıyor, özetle paylaşmak insan için aslında bir ihtiyaç. Dolayısıyla düşünüyorum da hayatımda paylaşmaktan hoşlanmadığım bir şey yok. Hayat paylaşınca güzel.

İnsanla ilgili yeniden tasarlama fırsatı sana verilmiş olsa insanda neleri düzeltir veya değiştirirdin?

Öncelikle insanlarda ki değişim korkusunu ve bencillik duygusunu düzeltmek isterdim. Bazı insanlar daha tutucu bir kişiliğe sahipler  ve doğaları gereği değişime herkesten daha temkinli yaklaşıyorlar, değişimi sevmiyorlar. Değişim hayatın değişmez kuralı ve kaçınılmazdır, insanların hayatın değişim üzerine kurulu olduğu bilinciyle davranması gerektiğini düşünüyorum.

Bencil insanlar ise kendi ihtiyaçlarını karşısındaki kişinin ihtiyaçlarından önemli görmekteler, işbirliği gereken konularda uyum sağlamakta zorlanıp eleştiri kabul etmemekteler. Bilişsel psikolojiye göre kişinin kendisini nasıl tanımladığı ve nasıl gördüğüyle ilgili bir durum olduğu söyleniyor. Oysa ki kendimizi, kendi şemamızı doğru tanımlayıp başa çıkabiliriz.

Seni en çok güldüren şey nedir?

Hayatımızın çeşitli dönemlerinde en çok güldüğümüz şeyler bulunduğumuz duruma, ortama göre değişkenlik gösterebiliyor, bu duruma aslında somut bir örnek vermem zor fakat özellikle belirtmek istiyorum ki birlikte gülmeye başladığımızda çevremizle bağ kuruyoruz, karşımızdaki kişiler bizim içimizdeki insana ulaşma imkânı buluyor, iletişimimiz güçleniyor. Gülmeyi ve güldürmeyi seviyorum.

Sigortacılık mesleğini neden seçtin? Mesleğine neler katmayı planlıyorsun? Mesleğinin sana neler katacağını düşünüyorsun?

Sigortacılık mesleğini seçmemde bana öncülük eden kişi annemdir, geleceğin mesleği olduğunu belirterek tercih etmemi tavsiye etmişti. Bunun üzerine bu mesleğe merakım oluştu ve sigortacılık bölümü okudum, çok sevdim. Bölüm 2.si olarak mezun oldum. Mezun olmadan önce birçok şirkette staj yapma fırsatım oldu, böylece okurken çalışma hayatına başladım ve bu durum benim için hem yol gösterici hem de destekleyici oldu. Sektörde nitelikli bir çalışan olabilmek için deneyim kazanmaya ve kendimi bu alanda geliştirebilmem için çeşitli eğitimler almaya başladım. Bu nedenle daha yolun başında iken mesleğim bana birçok şey katmaya başladı. Pazar payı oldukça büyümeye devam eden, dijital dönüşüm trendlerine uyum sağlayan sektörümüzde ürünler, hizmetler farklılaşıyor, çeşitleniyor. Bu sayede bizlerde değişime ayak uyduruyoruz, ürünlerimizi geliştiyoruz, kendimizi geleceğe hazırlıyoruz, uzmanlık gerektiren alanlara önem veriyoruz.

Avatar

Esra Nur Mocu

esra@sigortacigazetesi.com.tr

İlginizi Çekebilir