Kuşkonmaz…

KUŞKONMAZ, hem adı yüzünden, hem de hiç tatmadığım bir sebze olduğundan sürekli ilgimi çekmişti. Bu yüzden bu ay “Tarlasera” dergisinin “Kuşkonmaza bir şans verin” başlıklı basın bültenini sizlerle paylaşıyorum…
Şeklinden dolayı kuşların konamadığı, içerdiği vitamin ve mineraller nedeniyle doktorların ilaç olarak önerdiği lezzetli sebze kuşkonmaza dünyanın ılıman bölgelerinde sıkça rastlanıyor. Türkiye ise yeteri kadar benimseyebilmiş değil. Aylık Tarım ve Kültür Dergisi Tarlasera ağustos sayısında bu lezzetli sebzeyi ele aldı. Birçok ülkenin hem ekonomik hem de gastronomik açıdan faydalandığı kuşkonmaz, Türkiye’de de bir şansı hak ediyor.
Avrupa’da birçok ülkede yetiştirilen ve tüketilen, sağlığa faydaları saymakla bitmeyen kuşkonmaz Türkiye’de kıymeti geç bilinen sebzelerden. Bazı kaynaklar kuşkonmazın anavatanı olarak Anadolu’yu gösterse de, tüketim şeklinin bilinmemesi, fiyatının yüksek olması, tadının alışılmış bir tat olmaması ve bulunduğu yeri uzun süre işgal etmesi gibi nedenlerle Türkiye’de pek tutulduğu söylenemez. Ancak hem iç tüketimdeki talep, hem de yabancı sermayeli firmaların yurtdışına ihracat yapmaları sebebiyle son yıllarda kuşkonmaz üreticiliği artmaya başladı. Dergi ağustos sayısında kuşkonmazın Türkiye’deki yakın tarihini ve gelecek potansiyelini ele aldı.

TÜRKİYE’NİN KUŞKONMAZLA TANIŞMASI
Anadolu topraklarında kuşkonmaz üretiminin tarihi aslında çok eski. 3 bin yıl öncesine dayandığı, hatta anavatanının Ege olduğu rivayet ediliyor. Ancak resmi olarak bilinen ilk tanışma, Mustafa Kemal Atatürk’ün hayattayken ticari amaçlı üretim için tohumlar getirtip, Yalova Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nde deneme üretimleri yaptırmasıyla yaşandı. Ticari anlamda üretim ise 1965 yılında başladı. Üretimi biraz zahmetli olsa da, diğer ürünlere göre oldukça kârlı olan kuşkonmazın 2010 yılında Türkiye’de üretimi 254 ton olarak kaydedildi.
Kuşkonmaz, çok yıllık otsu bir bitki. Sulak, kumlu ve killi, kuvvetli topraklarda, ormanlık yerlerde yetişiyor. Tohum ekiminden ilk hasada kadar geçen süre 4 yıl. Bir kuşkonmaz tarlasından 20 yıl verim alınabiliyor. Kuşkonmazın toplamda 300 çeşidi olsa da, yenilebilen 20, en çok tüketilen 3 ayrı türü var. Bunlar da beyaz, mor ve yeşil kuşkonmazlar.

İLAÇ GİBİ BİTKİ
Kuşkonmazın A, B, C vitaminleri, kalsiyum, magnezyum, demir, potasyum ve fosfor gibi elementler açısından çok zengin olması, sağlığa faydasıyla da tanınmasını sağlıyor. Vücuttaki ödemi çözmesi, tansiyon düzenleyici ve kalp dostu olması, gözlere ve sindirim sistemine iyi gelmesi, kanı temizlemesi kuşkonmazın şifalı etkilerinden sadece bazıları.
Kuşkonmaz aslında dünyada öyle popüler bir sebze ki uğruna festivaller düzenleniyor. ABD, Almanya, Kanada, İngiltere ve İtalya’nın birçok şehrinde her yıl kuşkonmaz hasadının kutlandığı festivaller var. Bu festivallerde kuşkonmaz dondurması gibi kuşkonmazla yapılan yemeklerin sergilenmesinin yanında, en hızlı kuşkonmaz soyma yarışması gibi etkinlikler de düzenleniyor.

POTANSİYEL YÜKSEK
Hak ettiği ilgiyi biraz geç görmüş olsa da, kuşkonmazın Türkiye’de önü açık görünüyor. Üreticiler için önemli bir gelir kaynağı ve tüketiciler için de sağlıklı bir besin olması, kuşkonmazın daha iyi değerlendirilmesi ve dış ticarette daha fazla yer bulmasını sağlıyor. İyi bir organizasyon ve yapılan yatırımlar, ABD ve Avrupa piyasaları için ekonomik önemi olan kuşkonmazı Türkiye’de de yaygın hale getirme potansiyeline sahip.
Esen kalın.

 

KUSKONMAZ

İlginizi Çekebilir

Leave a Reply