“Koşan atı tımar edemezsiniz”

“Koşan atı tımar edemezsiniz”

Dijital ekonominin dünya gayrisafi hasılası içindeki payının %25’e ulaşmasının beklendiğini ifade eden Prof. Dr. Emre Alkin, “Sektörler ve şirketler bir taraftan günün sorunları çözmek, günlük ihtiyaçları karşılamak bir taraftan da geleceğe hazırlanmak, yeni inovatif çözüm ve ürünleri hayata geçirmek için yoğun bir çaba gösteriyor. Şirketlerin bu tempo içerisinde doğru dengeyi bulması temel başarı faktörü olacak. Hızlı büyüme, yoğun değişim ve dönüşümün olduğu bir ortamda yapısal ihtiyaçların, köklü ve kronik sorunların üstesinden gelmek, yani hızlı koşan bir atı tımar etmek pek mümkün değil” dedi.

Craftgate tarafından düzenlenen “Sigortacılık ve Finansal Teknolojiler”” konulu etkinlik çok keyifli ve faydalı geçti. Sektörün finans, ödeme sistemleri ve teknoloji profesyonellerini bir araya getiren bu buluşmada startup dünyası, insurtech girişimler ve sektörün geleceğine dair bir konuşma yaptım. Aynı zamanda, Prof.Dr. Emre Alkin’in mevcut finansal koşulları, yaşanan değişimleri ve gelecek öngörülerini aktardğı çok etkileyici ve bilgilendirici sunumunu dinleme fırsatı yakaladım. Ayrıca Craftgate kurucu ortağı ve CEO’su Hakan Erdoğan, sundukları çözümleri, online ödeme süreçlerinde dikkat edilmesi gereken noktaları ve ödeme orkestrasyonu hizmetinin avantajlarını anlattı ve devamında COO Murathan Özcan ile katılımcılardan gelen soruları yanıtladı. Bu etkinlikten Hakan Erdoğan ve Prof. Dr. Emre Alkin’in sunumlarından yansıyan ana mesajları ve notları sizler için derledim.

İNTERNETTEN KARTLI ÖDEME HACMİ ARTIYOR

Hakan Erdoğan: Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre, Şubat 2025 itibariyle ülkemizdeki toplam kart sayısı 442,6 milyon adede ulaştı. Bu rakamın 131 milyon adedi kredi kartı, 197 milyon adedi banka kartı ve 115 milyon adedi ön ödemeli kartlardan oluşuyor. Toplam kart sayısındaki artış geçen yılın aynı dönemine göre %10 olarak gerçekleşti. En ciddi artış, %25 ile ön ödemeli kartlarda yaşandı. İnternet üzerinden kart ile yapılan işlem hacmi ise geçen yıla göre %51 artışla 444,9 milyar TL’ye ulaştı. Bu tutar, toplam kartlı ödemelerin %29’unun internet üzerinden yapılan işlemlerden oluştuğuna işaret ediyor. Yani kartlarımızı kullanarak satın aldığımız ürünlerin yaklaşık 1/3’ünü internet üzerinden satın alıyoruz.

ÖDEME ORKESTRASYON HİZMETİNİN ÖNEMİ ARTTI

Hakan Erdoğan: İnternet üzerinden yapılan bu kartlı işlemlerin sağlıklı gerçekleşmesi açısından sistemlerin kesintisiz ayakta olması ve ödeme orkestrasyon hizmetleri çok kritik hale geldi. Son 9 aydır hiç sistem kesintisi yaşamadan %100 “uptime oranı” ile çalışan Craftgate sahip olduğu teknoloji, yazılım mimarisi ve alt yapı yatırımları ile öne çıkıyor. 2024 yılında 106,7 milyar lira işlem gerçekleşen Craftgate platformu, git gide daha kompleks ve dinamik hale gelen ödeme sistemleri dünyasında güvenilir iş ortağı konumuna geldi. Bu hizmetlerini iş ortağı konumundaki sigorta şirketlerine de sunan Craftgate, yeni nesil çözümler, sanal ödeme aşamasında yaşanan hataları minimize etme başarısı ve sağladığı maliyet avantajı ile öne çıkıyor.

GELECEĞE DAİR RİSKLER VE ENDİŞELERİ İYİ ANLAMALI

Emre Alkin: Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından her yıl yayınlanan Küresel Riskler Raporu’nda yer alan kategoriler arasında çevresel, toplumsal ve teknolojik riskler öne çıkıyor. 10 yıl sonrası için belirlenen ilk 10 riskin tamamı bu kategorilerden oluşuyor. Özellikle ilk 5 içerisindeki 4 maddenin çevresel risklerden oluşması dikkat çekici. Global ısınma, iklim olayları, çevre kirliliği ve gıda kaynaklarında kıtlık gibi risklerin yanında siber tehditler ve yapay zekâ alanındaki gelişmeler de önemli risk unsurları arasında. Araştırma şirketi IPSOS’un 33 ülkede 23 bin 721 kişi ile yaptığı ankette göre, 2025 yılında gerçekleşmesi en olası tehditler arasında ortalama hava sıcaklığının artmaya devam etmesi, enflasyonun gelir artışının üzerinde gerçekleşmesi ve yapay zekâ ile işini kaybeden kişi sayısının artacak olması ilk 3’te yer aldı. Gelecek planlamasını yapan birey ve kurumların bu küresel riskleri ve endişeleri yakından takip edip, planlarını buna göre yapması çok önemli hale geldi.

YALNIZ YAŞAYANLARIN ORANI DİKKAT ÇEKİYOR

Emre Alkin: ABD’de 40 yaşın üzerinde ve henüz evlenmemiş kişilerin toplam nüfus içerisindeki payı %25’e ulaşmış durumda. Ülkemizde 17 milyon kişi tek kişilik bir aile hayatı yaşıyor. Bir yandan da boşanma oranlarındaki artış dikkat çekiyor. Yaşanan gelişmeler ve tüm bu veriler, toplumun git gide yalnız yaşama doğru yöneldiğini gösteriyor. Bu durumun birçok endüstri için ciddi etkileri oluyor. Çünkü tek kişilik yaşamı tercih eden bu bireylerin konut, araç, seyahat, tüketim gibi pek çok alışkanlığı değişiyor. Sigorta dâhil tüm endüstrilerdeki oyuncuların sundukları ürün ve hizmetleri bu değişime göre adapte etmeleri gerekiyor. Bir diğer önemli değişim de, sosyoekonomik gelişmelere paralel olarak müşteri tercihlerinde ve farklı jenerasyonların alışveriş davranışlarında yaşanıyor. Jenerasyon ve coğrafi ülkeler bazında müşteri davranışları ve harcama alışkanlıkları farklılık gösteriyor. ABD ve Avrupa ülkelerinde hala Gen X olarak tabir edilen orta yaş grubu, en çok alışveriş yapan kitle olmakla birlikte, özellikle Asya, Afrika ve Avustralya kıtalarında durum farklı. Bu coğrafyalarda Gen Z ve Milennial olarak adlandırılan genç nüfus en çok harcamayı gerçekleştiren grup olarak öne çıkıyor. Bir diğer önemli değişim de fenomen ya da influencer olarak ifade edilen ünlülerin reklamlar ve alışveriş tercihleri üzerindeki etkisinin git gide artarak devam ediyor olması. Geleneksel reklam kampanyaları yerine dijital pazarlama ve influencer odaklı pazarlama faaliyetleri daha kritik.

YAPAY ZEKÂ VE TİCARET YARIŞINDA ÇİN ARAYI AÇIYOR

Emre Alkin: 2010 yılından itibaren verilmiş olan yapay zekâ teknolojisine dayalı patentlerin %61 Çin’e ait. Bu tabloda ABD %21, Avrupa ve İngiltere ise sadece %2 paya sahip. Özellikle son 5 yıllık süreçte Çin açık ara bir farkla bu tabloyu kendi lehine olarak değiştiriyor. Ayrıca, Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre, mal ihraç eden ülkeler sıralamasında yaklaşık 3,4 triyon dolar ile Çin birinci sırada. 25 yıl önce, 2000 yılında aynı sıralamada Çin sadece 249 milyar dolar ile 7’nci sıradaydı. Dünya genelindeki birçok ülke için bir numaralı dış ticaret ortağı Çin. ABD ve Avrupa bu yarışta epey geride kalmak üzere. Dolayısıyla Trump yönetimiyle birlikte ABD tarafından uygulanan yeni gümrük tarifelerinin arkasında bu tablo yatıyor.

ENFLASYONİST ORTAMDA ILIMLI BÜYÜME

Emre Alkin: Ülkemizde uygulanan para ve kur politikalarına bakıldığında önümüzdeki süreçte enflasyon ortamının devam edeceği ve ılımlı bir büyüme trendinin hedefleneceğini öngörmek mümkün. Özellikle gıda fiyatlarındaki artış, özel tüketime harcamalarının seyri, Merkez Bankası’nın kur politikası ve rezerv yönetimi bu tablo üzerinde belirleyici olacak. Öte yandan işsizlik oranları, düşen özkaynak kârlılıkları, net döviz pozisyon açıkları, gelir dağılımındaki dengesizlikle ana risk faktörleri olmaya devam edecek. Bu tablo içinde şirketlerin sermayelerini, kur risklerini, maliyet yönetimi ve büyüme stratejilerini çok dikkatli yönetmeleri gerekecek.

TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİ DÜNYANIN EN DEĞERLİLERİ

Emre Alkin: Dünya gayrisafi hasılası içerisinde dijital ekonominin payının %25’e ulaşması bekleniyor. Teknoloji şirketleri dünyanın en değerli şirketleri haline geldi. Dijital teknoloji ve uygulamalar artık hayatımızın odağında. Sürekli yeni inovasyonlar, ürünler karşımıza çıkıyor. Sektörler ve şirketler hızlı bir değişim ve dönüşüm süreci içerisinde. Bir taraftan günün sorunlarını çözmek, günlük ihtiyaçları karşılamak bir taraftan da geleceğe hazırlanmak, yeni inovatif çözüm ve ürünleri hayata geçirmek adına yoğun bir çaba gösteriliyor. Şirketlerin bu tempo içerisinde doğru dengeyi bulması gelecek için en temel başarı faktörü olacak gibi görünüyor. Unutulmaması gereken nokta, hızlı büyüme, yoğun değişim ve dönüşümün olduğu bir ortamda yapısal ihtiyaçların, köklü ve kronik sorunların üstesinden gelmek pek kolay değil. Yani, hızlı koşan bir atı tımar etmek pek mümkün değil.

LİDERLER İÇİN 5 “YENİ”

Günümüzde başarılı olmak isteyen liderlerin öncelikle çözüme odaklanması gerekiyor. Sadece mal veya hizmet değil, aslında bir çözüm sattıklarının farkına varmaları önemli. Dolayısıyla müşteriyi iyi tanımak, acı noktalarını ve beklentileri yakından takip etmek olmazsa olmaz. Sonrasında dinamik ve zorlu koşullarda ayakta kalmak adına dirençlerini arttırma zorunluluğu var. Ayrıca yeni normali öngörmek ve dönüşüm süreçlerini sağlıklı planlamak bir diğer önemli başarı kriteri olacak. Son olarak da, kaçınılmaz olarak yaşanan değişim dalgalarına ve geleceğe uyumlanmak adına gerekli hazırlıkları titizlikle ve başarıyla uygulamaları gerekiyor. Bu 5 maddeye baktığımızda aslında günümüz liderlerini bir taraftan zorlu koşullar ve risklerin bir taraftan da fırsatların ve yeni büyüme alanlarının beklediğini söylemek mümkün.

Yorum yazın