İTO Sigortacılık Meslek Komitesi seminerinde sigorta sektörünün rolü masaya yatırıldı

 İTO Sigortacılık Meslek Komitesi seminerinde sigorta sektörünün rolü masaya yatırıldı

İstanbul Ticaret Odası Sigortacılık Meslek Komitesi’nin düzenlediği, “Deprem ve Zorunlu Deprem Sigortası Yeni Tarife ve Talimat Tebliği” konulu bilgilendirme seminerinde, deprem sigortasındaki güncel gelişmeler ve doğal afetlerde sigorta sektörünün rolü ele alındı.

İstanbul Ticaret Odası Sigortacılık Meslek Komitesi, “Deprem ve Zorunlu Deprem Sigortası Yeni Tarife ve Talimat Tebliği” konulu bir bilgilendirme semineri düzenledi. İstanbul Ticaret Odası Sigortacılık Meslek Komitesi Başkanı Özgür Yılmaz’ın moderatörlüğünü üstlendiği seminerde DASK’ın teknik işleticisi Türk Reasürans’ın Genel Müdür Yardımcısı Erdal Turgut, TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı, TOBB SAİK Başkanı Levent Korkut, Risk Mühendisliği ve Allianz Teknik Direktörü Ceyhun Eren ve Türk Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Vural Seven konuşmacı olarak yer aldı.

İTO Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Doğan Salman.

Seminer öncesi İTO Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Doğan Salman açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Sigorta sektörünün ekonomide çok önemli bir amaca hizmet ettiğini belirten Salman, “Finans sektörünün önemli bir halkasını oluşturan sigorta sektörü hem ticaretin en önemli girdilerinden olan sermaye birikimine katkı sağlıyor hem de sunduğu sigorta teminatıyla ekonomik faaliyetimizin kesintisiz devam etmesini sağlıyor. Sigortacılığın önemini son dönemde yaşadığımız deprem felaketinde yeniden anlamış olduk. Doğal afetlerin olumsuz etkilerini tamamen ortadan kaldırmamız mümkün değil. Ancak alınacak önlemlerle bu etkileri en aza indirmek mümkün. Sigorta, doğal afetlerin oluşturacağı hasarların telafisinde kullanabileceğimiz en etkili enstrümanlardan biri. Bu nedenle Zorunlu Deprem Sigortası’nın toplumumuzda yaygınlaştırılmasını son derece elzem buluyoruz” dedi.

Risk Mühendisliği ve Allianz Teknik Direktörü Dr. Ceyhun Eren.

‘ZEMİN YAPISI ÇOK ÖNEMLİ’

Seminerin ilk konuşmacısı olan Risk Mühendisliği ve Allianz Teknik Direktörü Dr. Ceyhun Eren, yaşanan depremleri deprem ve risk mühendisliği açısından değerlendirdi. Deprem sonrası ortaya çıkan hasarlardan çıkarılacak derslerden en önemlisinin zemin yapısı olduğunu vurgulayan Dr. Eren, “Zemin yapısı çok önemli. Bu depremde binanın konumunun ve zemininin ne kadar etkili olduğunu gördük” dedi. Dr. Eren, çıkarılan diğer dersleri şöyle sıraladı: “Yapısal faktörler, yapısal ve mimari kusurlar, yapısal olmayan hasarlar, sonradan eklenen bölümler, malzeme kalitesi ve işçilik, çatı tipi GES, deprem sonrası yangınlar, kâr kaybı/iş durması sigortasının önemi ve iş süreklilik planlaması.” Dr. Eren, beklenen Marmara depremi hakkında ise şunları söyledi: “İstanbul’un en büyük avantajı fay hattının şehrin ortasından geçmemesi. Faya uzaklığın İstanbul açısından olumlu olduğunu düşünüyorum. Bursa-Gemlik bölgesi ise hareketlenmeye başladı.”

Türk Reasürans Genel Müdür Yardımcısı Erdal Turgut.

‘EN ÖNEMLİ SORUN HAK SAHİPLERİ KONUSUYDU’

İkinci konuşmacı olan DASK’ın teknik işleticisi Türk Reasürans’ın Genel Müdür Yardımcısı Erdal Turgut ise deprem bölgesinde gördükleri en büyük problemden birinin hak sahipleri konusu olduğunu belirterek, “Gerçek çözüm vatandaşın geri ödemesiz, taksitsiz depremde yıkılan konutunu geri alabileceği bir sistem aslında. Normal şartlarda deprem sigortasının depremden yıkılan evinizi yerine koyması gerek. DASK, baz bir poliçe ve hasarın belli bir kısmını karşılıyor. Bildiğiniz üzere tarifelerimiz yenilendi ve bir artışa gidildi. Ancak tarifelerimiz %100 artırılsa da normal şartlarda bir evin yapımı için DASK’ın tarifesi yetmeyecek. Zaten kurum olarak da böyle bir iddiamız bulunmamaktadır. Yapı, Deprem Kanunu çıkarılırken sektör paydaşlarıyla ortaklaşa bir deprem teminatı sağlaması üzerine kuruldu. Baz bir poliçe olarak alt kademede duracağız. Üzerine sigorta şirketlerimizin verdiği ihtiyari teminatla konutun tamamı sigortalı olacak” diye konuştu.

TOBB SAİK Başkanı Levent Korkut.

‘FARKINDALIĞI ARTIRMALIYIZ’

“Deprem en büyük afetlerden biri. Türkiye, bir deprem ülkesi. Ancak bu gerçeğe yeteri kadar hazır olmadığımızı biliyoruz” diyen TOBB SAİK Başkanı Levent Korkut, sözlerine şu şekilde devam etti: “Sigorta sektörünün ekonomik devamlılığın sağlanmasında en önemli sektör konumunda olduğunun altını bir kez daha çizmek istiyorum. Maalesef sigortanın önemi böylesi afetlerin yaşanmasından sonra daha iyi anlaşılıyor. Benzeri felaketler sonrası ekonomik hayatın normal akışına döndürülebilmesi için sigortanın en önemli araç olduğunu bir kez daha öğrendik. Sigortasız ayağa kalkabilmenin güçlüğü ise hepimizce malum. Sektör, başlatılan seferberliklerde üzerine düşenin fazlasını yapmıştır ve yapmaya da devam edecektir. Sigorta sektörü ne kadar çok tabana yayılır ve farkındalık artar ise bu ve benzeri maddi kayıpların ikamesinde devlet bütçesi yerine sigorta sistemi öne çıkacaktır. Bu nedenle sigorta farkındalığının artırılması hepimizin birincil görevi olmalıdır.”

TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı.

‘CİDDİ BİLGİ EKSİKLİĞİ VAR’

Yaşanan deprem felaketinin tüm doğru bildiklerini yanlış çıkardığını söyleyen TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı, “Deprem çok büyüktü, her şeyde sapma yaşandı. Ancak düzeltmek için elimizde bir fırsat var. Deprem odaklı ekosistem bünyesinde yenilikçi ortaklık modellerine gitmemiz lazım. En kritik şeyin zemin olduğunu depremde de gördük. Zemine uygun bina dinamiğini tekrar gözden geçirmek gerekiyor. Ek olarak çok ciddi bir bilgi eksikliği var. Deprem sonrası gerçekleştirdiğimiz ankette, ZDS’nin ne işe yaradığını bilenlerin oranı %17. DASK’ın ödeyeceği maksimum ödeme tutarını bilenlerin oranı ise %37. Ayrıca deprem gibi büyük bir felaketten sonra bile sigortalanma oranı 2 ay içinde hızla sönümlenerek deprem öncesi oranların bile altına indi” ifadelerini kullandı.

Türk Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Vural Seven.

‘DASK KAMU HUKUKU TÜZEL KİŞİSİDİR’

Türk Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Vural Seven ise DASK’ın hukuki durumu ve güncel sorunları hakkında konuştu. DASK’ın kamu hukuku tüzel kişisi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Seven, DASK’ın hukuki durumu hakkında şu değerlendirmelerde bulundu: “Sigortacılık Kanunu’nda belirtildiği gibi özel kanunla kurulmuş olanlar, Sigortacılık Kanunu ve bu kanuna göre çıkartılmış alt mevzuat ile Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uymak zorunda değildir. Tıpkı özel kanunla kurulmuş sigorta kuruluşları DASK, TARSİM ve ÖRYM gibi. DASK, bir borçlar hukuku sözleşmesidir.” DASK’ın bir monopol olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Seven, “Çünkü bugün Türkiye’de Zorunlu Deprem Sigortası’nı sadece bu kuruluştan alabilirsiniz. ZDS yaptırmadan ihtiyari sigortaya geçme şansınız yok. Bununla birlikte DASK, kâr amacı güden bir kuruluş değildir. DASK’ın kuruluş kanununda parasını nereye harcayacağı açıkça belirtilmiştir. Kâr dağıtımı olmamaktadır. DASK’ı standart bir sigorta şirketi olarak değerlendirmek yanlış olacaktır. DASK, TARSİM bir sigorta havuzudur. Standardın dışında görülmeliler” açıklamalarında bulundu.

İlginizi Çekebilir