İstanbul olası bir depreme hazır mı? (2)

BOĞAZİÇİ Koordinasyon Kurulu İstanbul’da olası bir deprem sonrasında afet toplanma alanı olarak 470 yer belirlemiş. Ama maalesef yıllar içerisinde yapılaşma baskısına kurban gitmiş belirlenen yerlerin yarısı ve geriye, İstanbul Valiliği’nin verdiği bilgiye göre, 238 yer kalmış. Bakın bazı afet toplanma alanları neye dönüşmüş:
• Ali Sami Yen Stadyumu Mecidiyeköy bölgesindeki insanların toplanma yeri olarak belirlenmişti. Aynı yerde konut ve işyeri projeleri yükseliyor.
• Ortaköylülerin 25 bin metrekarelik toplanma alanında inşaat projeleri bitmiş bile.
• Bostancı’da 180 çadır kapasiteli afet toplanma alanı olarak belirlenen yerde büyük bir rezidans inşaatı bitmiş bile.
• Kartal’da 441 çadırın kurulabileceği alanda ise AVM ve lüks konutlar yükselmiş durumda.
1999 depreminin üzerinden 15 yıl geçti ve bu arada İstanbul’un nüfusu arttı, şehir daha da büyüdü. Afet toplanma alanlarının sayısının yüzde 50 azalmasının, 1. derece acil ulaşım yollarının sağlı sollu otopark olarak kullanılmasının izahı olabilir mi? Olası bir depremde 120 bin civarı yaralıdan bahsediyoruz, tek şeride inmiş yollardan yaralılar nasıl hastanelere ulaştırılacak, ambulanslar nasıl yaralılara ulaşacak. Çıkabilecek yangınlara itfaiye nasıl ulaşacak, bu daracık yollardan nasıl geçecek.
Uzmanların görüşlerine göre İstanbul’un depremde en zayıf karnı elektrik şebekeleri ve özellikle trafolar. Trafo merkezlerinin çoğu depreme dayanıklı değil, depremde elektrik sıkıntısı çekileceği bir gerçek. Trafoların ve şebekelerin bir an önce elden geçirilmeleri gerekir.
Sağlık Bakanlığı, İstanbul’da bulunan bakanlığa bağlı hastane, sağlık ocağı, poliklinik gibi binaların yüzde 72’sinin depreme dayanıklı olmadığını bildirmiş.
Bakanlığa ait İstanbul’da 493 yapı bulunuyormuş. Bunların içinden 356 binanın depreme dayanıklı hale getirilmesi gerekiyormuş. 119 binaya güçlendirme yapılabiliyormuş ancak 237 binanın yıkılarak yeniden yapılmaları gerekiyormuş.
Uzmanlara göre Marmara Denizi’nde kırılacak bir fay hattı büyük oranda Silivri – Tekirdağ yöresinde de tahribat yapacaktır. Peki olası bir depremle ilgili Tekirdağ’da ne tür önlemler alınıyorun cevabı maalesef çok kötü. Bu kent için acil önlemler paketi hayata geçirilmeli.
Afet planımız var mı?
Kesinlikle bir Aile Afet Planı yapılmalı. Nasıl haberleşeceğiz, nasıl bir araya geleceğiz, bunu afet öncesi konuşmuş olmamız lazım. Küçük çocukların çantalarında aile afet planı ve afet acil durum aksiyon kartı olmalı. Depremde camlar şarapnel gibi patlar. O yüzden temperli ya da filmli cam kullanmak gerekir.
Deprem ile ilgili bütün uzmanların görüşlerini ve ellerindeki bulguları yazmaya çalıştım. Açık ve seçik olarak görülüyor ki, 1999 yılında olan depremden hemen sonra bazı önlemler alınmış ve bazı planlamalar yapılmış. Ancak bizim ülkemiz insanının karakteri çabuk unutmaya çok müsait, zaman geçtikçe bazı projeler rafa kaldırılmış, acil ulaşım yolları park alanları haline getirilmiş, afet toplanma alanlarının çoğuna inşaat izinleri verilmiş, depreme dayanıklı olmayan elektrik şebekeleri ve trafolar yenilenmemiş, hastaneler depreme dayanıklı hale getirilememiş vs.
Bütün bunlar gösteriyor ki hâlâ ülkemizde insan hayatının pek önemi yok ve kaderci tavrımız devam ediyor. Ben olası bir depremin devletimize ne kadarlık bir maliyet getireceğini bilmiyorum ama bu rakamın çok büyük olacağını tahmin edebiliyorum. Bu maliyetin bir kısmını bu günden öngörüp gereken önlemlere para harcamanın  deprem sonrası kayıpları  azaltacağı da kesindir. Tokyo, İstanbul büyüklüğünde ve çok daha büyük bir deprem kuşağı üzerinde olan bir şehir. Eğitimli uzmanlarımızı oraya yollasak ve dönüşlerinde,  gördüklerini uygulatsak, ben olası depremdeki insan ve mal kaybının önemli ölçüde azalacağı kanısındayım. Devletin öncelikli görevi insanların sağlıklı bir şekilde yaşamalarını sağlamak değil midir?

İlginizi Çekebilir

Leave a Reply