Geleceğin riskleri iklim değişikliği, siber saldırılar ve salgın riski

 Geleceğin riskleri iklim değişikliği, siber saldırılar ve salgın riski

TÜSİAD’ın yayınladığı raporda risk yönetimi ve yükselen riskler incelendi. Rapora göre gelecek yıllar için öne çıkan 3 temel risk iklim değişikliği, siber saldırılar ve salgın riski.

TÜSİAD Sigortacılık ve Bireysel Emeklilik Çalışma Grubu’nun hazırladığı “Güncel İş Ortamında Kurumların Karşılaştıkları Riskler ve Sigorta Perspektifiyle Çözüm Önerileri” raporu yayımlandı. TÜSİAD Sigortacılık ve Bireysel Emeklilik Çalışma Grubu’nun hazırlamış olduğu çalışmada kurumların karşı karşıya olduğu operasyonel, fiziki ve makroekonomik olmak üzere pek çok yaygın ve yükselen riske dikkat çekiliyor. Raporda risk yönetimiyle ilgili dikkat edilmesi gereken konular, yükselen riskler ve bu risklerin sigortacılık perspektifinden değerlendirmeleri ve salgının etkisiyle hızla değişen ekonomik ve sosyal koşulların risk yönetimi üzerindeki etkileri yer aldı.

Üç bölümden oluşan raporun riskin tanımı ve yönetimi ile başlayan ilk bölümünde bu başlıkların işletmelerin nasıl okuması gerektiğini açıklanırken, ikinci bölümde risk yönetimindeki sigorta çözümlerine dair teknik bilgiler aktarılıyor. Son bölümde ise, hızlı değişim ile hayatlarımıza giren yeni ve yükselen risklerle ilgili incelemeler yer alıyor.

RİSKİ ETKİN YÖNETEN ŞİRKETLER RAKİPLERİNDEN AYRIŞIYOR

Günümüzde küçük, orta ve büyük tüm işletmelerin operasyonel, makroekonomik, bilgi güvenliği odaklı, hukuki, itibar konulu ve fiziksel riskler başta olmak üzere, birçok riskle karşı karşıya olduğu belirtilen raporda, riski önleyici unsurlarıyla birlikte etkin yöneten şirketlerin rakiplerine göre pozitif anlamda ayrışarak faaliyetlerini başarıyla sürdürdüğü vurgulandı. Ayrıca krizi iyi yöneten kurumların ortak noktasının krizden önce temelleri atılmış ve krize zamanında, hızlı ve etkin biçimde cevap verecek risk yönetimi stratejilerinin olduğu belirtiliyor. Bünyesinde etkin risk yönetimi yapan şirketler, şu konularda başarılı oluyor:

– Sınırlı kaynakların daha verimli kullanımı.

– Artan sayı ve çeşitte risklerin takip edilebilmesi ve etkin bir şekilde yanıtlanması.

– İmaj ve itibarın korunması.

– Risklerin, raporlanma, değerlendirme ve önceliklendirme aşamalarında ortak standartların kullanılması.

– Kalite artışı yanı sıra belirlenen amaç ve hedeflere ulaşılması.

– Şirket içinde tüm seviyelerde risk kültürünün oluşması.

KÜRESEL SORUNLAR İŞLETMELERE YENİ SORUMLULUKLAR YÜKLÜYOR

Salgın sonrasında değişen ekonomik görünümün sigorta çözümleri açısından farklı konulara dikkat edilmesi gerekliliğini doğurduğu vurgulanan raporda küresel çapta yüksek seyreden enflasyon, navlun ve tedarik krizi gibi konuların hem mevcut hem de yeni sigorta çözümlerinde işletmelere ve özellikle karar verici yöneticilere ilave aksiyonlar alma sorumluluğu yüklediğinin altı çizildi.

Raporda ayrıca yapı maliyetleri, yerli ve ithal makine tesisat fiyatları ile emtia fiyatları gibi sigorta bedeli ana kalemlerinin kur dalgalanması, enflasyonist ortam gibi sebeplerle fiyat değişikliği yaşadığı dönemlerde sigorta bedellerinin sık aralıklarla gözden geçirilmesinin eksik sigorta riskinin yönetimi için önem kazandığı bildirildi.

DÜŞÜK RİSKLER YÜKSELEN RİSKLERE DÖNÜŞEBİLİR

İşletmelerin karşı karşıya kalacağı muhtemel risklerin yaşanabilecek ani toplumsal değişiklikler, teknolojik gelişmeler, doğada yaşanabilecek dönüşümler, sağlık sorunları ve salgınlar gibi pek çok kavrama bağlı olarak değişip farklılaşabildiği ifade edilen raporda geleneksel risk konularının yanı sıra, geçmişte risk olarak görülmeyen konuların ortaya çıkabileceği ya da düşük risklerin yükselen riskler haline dönüşebileceği belirtiliyor.

Raporda örnek olarak COVID-19 salgını kaynaklı yaşanan birçok zorluğun, riske hazırlık konusunda insanlığın günlük hayatta ne kadar savunmasız olduğunu gözler önüne serdiği aktarılıyor. Bu kapsamda farklı finansal kuruluşların gelecekteki riskler hakkında farkındalığı artırmak üzere hazırladığı raporlara göre şu 3 temel risk gelecek yıllar için öne çıkıyor:

1. İklim Değişikliği: Küresel sıralamada bu yıl, geçen yılki salgın riskinin yerini alarak tekrar zirvede yer alıyor. Bu konudaki en büyük farkındalık Avrupa bölgesinde görülmekte iken, Asya ve Ortadoğu’da ise bu risk listenin üçüncü sırasında.

2. Siber Risk: Günümüzde giderek daha önemli bir risk olarak öne çıkmakta ve ABD’li katılımcılar arasında bir numarayken, diğer bölgelerde ise ikinci sırada yer alıyor. Bu risk kapsamında salgın, birçok ekonomik alanda dijitalleşmeyi arttırarak siber saldırıdan kaynaklı risklerin ve etkilerinin artmasına neden oldu. Ankete katılan risk uzmanlarının sadece yüzde 26’sı hükümetlerin siber güvenlik risklerine hazırlıklı olduğuna inandığını belirtti.

3. Salgın Riski: Geçtiğimiz yıl birinci sırada yer alırken bu yıl risk uzmanlarının yaptığı sıralamada üçüncü sıraya geriledi. Ancak COVID-19, sağlık sistemini zorlayarak bu riski ön plana çıkarıyor ve sağlık krizi nedeniyle günlük hayatları etkilenen katılımcıların en yüksek endişesi olmaya devam ediyor.

Raporda ayrıca dünyada ve Türkiye’de olasılık ve şiddet algısı açısından yükselen riskler ve bu risklerin yönetimiyle ilgili dikkat edilmesi gereken hususlar ile risk yönetimi uygulamaları sonrasında ‘kalıntı’ risklerin sigorta perspektifiyle çözüm yollarının üzerinde de duruldu.

İlginizi Çekebilir