BES 2023 yılı Risk Envanteri’nde doğal afet riski ilk sırada

 BES 2023 yılı Risk Envanteri’nde doğal afet riski ilk sırada

Emeklilik Gözetim Merkezi (EGM) tarafından Bireysel Emeklilik Sistemi’nin 2023 yılı Risk Envanteri yayınlandı. Envanterde 2022 yılında 6’ncı, 2021 yılında 8’inci sırada yer alan “doğal afet riski” 2023’te ilk sırada yer aldı.

Emeklilik Gözetim Merkezi (EGM) tarafından Bireysel Emeklilik Sistemi’nin 2023 yılı Risk Envanteri yayınlandı. Risk tanımlarının, paydaş kuruluşlardaki iç sistemler biriminin değerlendirmelerine göre belirlendiği ifade ediliyor. Bu yıl; yüksek enflasyonun ve emeklilikte yaşa takılanlara (EYT) ilişkin yapılan düzenlemelerin sektör üzerindeki etkilerinin yanı sıra kilit personelin kaybedilmesi, yeni yetkin ve nitelikli iş gücünün sektör tarafından temin edilememesi ve jeopolitik istikrarının korunamaması konularından oluşan “5 adet yeni risk” envantere eklenmiş durumda. EGM’nin hazırladığı bir elektronik anket vasıtasıyla, paydaş kurumların uzman ve yöneticilerinden oluşan 290 kişi ile, belirlenen risklere ilişkin değerlendirmenin yapıldığı ifade ediliyor.

EGM ENVANTERİ KAPSAMINDA İLK 3 RİSK

EGM envanteri kapsamında paydaşların belirlemiş olduğu ilk üç risk ise sırasıyla; doğal afet riski, ekonomideki olası dalgalanmaların yeni sözleşme girişleri üzerindeki sonuçları riski ve yüksek enflasyon nedeniyle birikimlerin kendilerinden beklenen reel büyümeyi gösterememesi riski. 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan büyük deprem felaketinin ülke genelinde yarattığı derin etkinin bireysel emeklilik sektörüne de sirayet ettiği ve deprem gerçeğini bir kez daha hatırlattığı belirtiliyor. Bu durumun anket sonuçlarına da yansıdığı görülüyor. Envanterde 2022 yılında 6’ncı, 2021 yılında 8’inci sırada yer alan “doğal afet riski” 2023 yılında 1’inci sırada yer aldı. Sonuçlara göre, 2023 yılı için dış çevreyle ilgili “ekonomideki olası dalgalanmaların yeni sözleşme girişleri üzerindeki sonuçları” riski 2’nci ve yeni tanımlanan ve portföy yönetimiyle ilgili “yüksek enflasyon nedeniyle birikimlerin kendilerinden beklenen reel büyümeyi gösterememesi” riski 3’üncü sıralarda yerini aldı. 2022 yılında 2’nci sırada yer alan “döviz kuru riski” bu yıl 6’ncı sıraya gerilerken, 2022 yılında 3’üncü sırada yer alan “yaygın yoksulluk riski” ise bu yıl 10’uncu sıraya geriledi. “Yüksek enflasyon nedeniyle birikimlerin kendilerinden beklenen reel büyümeyi gösterememesi” riski, emeklilik yatırım fon getirilerinin enflasyonun altında kalması ve bu nedenle katılımcıların birikimlerinde beklenen enflasyon üstü getirinin sağlanamamasıdır. Bu kapsamda, emeklilik yatırım fonlarının istikrarlı bir şekilde reel getiri sağlayacağı bir ekosistemin oluşturulmasının, oldukça kritik bir husus olduğu vurgulanıyor. Tüm dünyada olduğu gibi sektör için de ekonomi ile ilgili dış çevre risklerinin öne çıktığı, bununla birlikte iş gücü temininde yaşanan zorlukların değerlendirmelere yansıdığı ve insan kaynakları ile ilişkili risklerin ilk sıralarda kendine yer bulduğu bir değerlendirme yılı olduğu belirtiliyor.

İlginizi Çekebilir