Altyapıya yönelen Çin 2030 yılında sigorta pazarında lider olacak

 Altyapıya yönelen Çin 2030 yılında sigorta pazarında lider olacak

2030 yılında sigorta pazarında küresel liderliği ele alması beklenen Çin’in, GSYİH’sinin yaklaşık %4.8’ini altyapı yatırımlarına harcayacağı tahmin ediliyor.

Dünya devi Swiss Re’nin düzenli olarak yayımladığı ve sigorta sektörü üzerinde detaylı incelemeler içeren 2020/3 Sigma raporu yayımlandı. “Gelişmekte olan pazarlarda sürdürülebilir büyüme sağlamak için altyapıya yatırım yapmak” başlığı altında yayımlanan raporda özellikle gelişmekte olan Asya bölgesinde altyapı yatırımlarının büyük bir ivme kazanacağı ön görülüyor. Gelişmekte olan pazarların yıllık GSYİH artışı ise 2021-2030 yılları arasında gelişmiş pazarlara göre %4.4 oranında daha güçlü olacak. Ancak bu rakamın 2010 ve 2019 yılları arasındaki %5.5’lik büyümenin altında alacağı görüyoruz. COVID-19 salgını nedeniyle yaşanan küresel yavaşlama ortamında altyapı yatırımları gelişmekte olan ekonomilerde verimliliği ve dayanıklılığı artırmak için en önemli anahtar olacak.

2040’A KADAR ALTYAPI YATIRIMLARI ARTACAK

Sigma raporunda gelişmekte olan pazarların 2040’a kadar her yıl GSYİH’sinin %3,9’unu altyapı yatırımlarına yönlendireceği tahmin ediliyor. Bu oran yaklaşık olarak yıllık 2,2 trilyon ABD dolarına denk geliyor. Altyapı yatırımlarının itici güçleri; ekonomik büyüme, şehirlerin ve altyapını dijitalleşmesi, iklim değişikliğinin etkisini azaltmak için esnek altyapıya artan ilgi, yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş ve sağlık altyapısına yatırım olarak sıralanıyor. Ülkelerin, özellikle de içme suyu, sanitasyon ve elektriğe ulaşım konusunda  BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ni tutturma gayreti sonucunda yatırımların büyük bir kısmının ilk 10 yıllık döneme yoğunlaşması beklenebilir. 

ASYA YATIRIMLARDA MERKEZ OLACAK

Gelişmekte olan Asya ülkeleri önümüzdeki 20 yıl boyunca yıllık GSYİH’lerinin %4.2’si olan 1.7 trilyon dolarlık yatırımla en yeni altyapıları inşa edecek. Sektör bazında bakıldığında planlanan altyapı yatırımlarının çoğunun enerjiye ve karayoluna gitmesi hesaplanıyor. Demiryoluna da yoğun şekilde harcama yapması beklenen Çin, her yıl GSYH’sinin %4.8’ini oluşturan 1.2 trilyon dolar yatırım yaparak bölgenin kalkınmasında en büyük rolü üstlenecek. Ayrıca raporda yapılan yatırımların toplamına bakıldığında Çin’in gelişen tüm pazarların %54’ünü ve küresel harcamanın ise %35’ini oluşturacağı aktarıldı. Asya’nın büyük gücü Çin’in ardından Afrika kıtasına baktığımızda ise 2040 yılına kadar değişimlerin yaşanacağı görülüyor. Afrika’nın bölge GSYH’sinin yıllık olarak %4.3’ünü 2040 yılına kadar altyapı yatırımlarına harcayağı tahmin ediliyor. Latin Amerika’da ise yatırımlar son 10 yıldan daha yüksek olacak ancak bölgedeki büyük ekonomilerin son dönemde zorlanması nedeniyle toplamda küresel ortalamanın altında seyredecek. Bununla birlikte, bahsi geçen bu harcama seviyeleri dahi gelişmekte olan pazarın genel ihtiyacını karşılayamayacak. Ayrıca, gelişmekte olan ülkelerde yıllık 520 milyar dolarlık bir altyapı açığı, gelişmiş pazarlarda 239 milyar dolarlık mevcut açık var.

SİGORTACILAR İÇİN 920 MİLYAR DOLARLIK FIRSAT

Yatırım harcamalarının finansmanı ve aynı zamanda mevcut aralığın kapatılması hayli zor. Son 10 sene içerisinde kamunun baskı altında olması ve borç seviyelerinin giderek yükselmesiyle birlikte, gelişen piyasaların yöneticilerinin özel sektörü içine çekmek için daha elverişli bir ortam oluşturması gerekiyor. Özel sektörün katılımı birçok yenilik ve verimlilik kazandıracak ve kamu-özel sektör ortaklıkları ile birlikte günlük operasyonlar dış kaynaklardan temin edilebilecek. Tahmini toplam yatırımlar ile altyapı açığının kapanması durumunda, özel sektör için yıllık 920 milyar dolar yatırım fırsatının oluşması tahmin ediliyor. Bu ortam sigortacılar için önemli bir fırsat yaratıyor. Mevcut düşük faizli ortamda sigortacılar, uzun vadeli yükümlülüklerini karşılamalarına yardımcı olmak için cazip kazançlar sağlayan yatırımlar arıyor. Gelişmekte olan pazarlardaki altyapı projeleri bu ihtiyacı karşılarken, bölgesel ve varlık sınıfı çeşitlendirmesi avantajının yanı sıra çevresel ve sosyal sorumluluk sahibi yatırım yapma fırsatını da sunuyor.

10 YIL İÇİNDE 50 MİLYAR DOLAR PRİM FIRSATI

Raporda sigortacılar için verilen tavsiyelerden biri de belirli aşamalarda aktif davranmaları oldu. Altyapı projelerinin inşaat ve işletme aşamalarında bulunan risklere teminat sağlayabilecekleri tavsiye edilirken bu amaçla ve gelişmekte olan en büyük 7 pazarda (EM7- Brezilya, Çin, Hindistan, Endonezya, Meksika, Rusya ve Tayland) yeni fırsatların yaratılacağı aktarılıyor. Bu 7 pazarda önümüzdeki 10 yıl içerisinde yapılacağı tahmin edilen yatırımlara bakıldığında sigortacılar için 50 milyar dolarlık prim fırsatı oluşacağı görülüyor. Bu fırsattan yararlanılacak ana iş kolunun, 22 milyar dolar tutarındaki mühendislik branşı olacağı düşünülüyor. EM7 genelinde yenilenebilir enerji projelerinden elde edilebilecek toplam prim 9 milyar 700 milyon dolar tutarında olduğunun tahmin edilmesi de raporda dikkat çeken veriler arasında. 2030’ların ortalarında genel olarak dünyanın en büyük sigorta piyasasına sahip olacak Çin, altyapı bağlantılı işlerin çoğunu bünyesinde toplayacak. Bu da önümüzdeki 10 yılda bölgede üretilecek primin %60’ına denk geliyor.

YAVAŞ BİR İYİLEŞME BEKLENİYOR

Gelişmiş pazarlara benzer şekilde, gelişmekte olan pazarların büyüme ivmesi bu yılki COVID-19 salgını nedeniyle yavaşladı. Gelişme sürecinde olan piyasaların, küresel ekonomideki durgunluktan kaynaklanan zayıf dış talebe karşı savunmasız kalacağı ve ayrıca COVID-19 salgını nedeniyle yurt içindeki ekonomik aksamalara maruz kalacağı raporda belirtiliyor. Gelişen pazar büyümesinin 2020 yılında 4.3 puandan -0.5%’e gerileyerek negatif bir sonuç vereceği düşünülüyor. Raporda, 2020 yılının ilk yarısında ciddi bir gerileme ve ilerleyen süreçte sadece yavaş bir iyileşmenin yaşanacağı tahmin ediliyor. 

Çin sigorta pazarındaki büyüme 2020’nin ilk çeyreğinde %6.8 oranında daralarak sert bir darbe aldı. Swiss Re, Çin’in 2020’nin büyüme tahminlerini yaşanan düşüşün ardından %5.9’dan %3.2’ye düşürdü. Raporda diğer gelişmekte olan büyük yüzölçümlü ülkelerin ekonomilerinin de zarar göreceği aktarıldı. 2020’de ekonomilerinde daralma beklenen bu ülkeler; Brezilya (-5.5%), Rusya (–5.5%), Güney Afrika (–6%) ve Hindistan (–1%) olarak sıralandı.

TÜRKİYE’DE DARALMA GÖRÜLEBİLİR

Raporda Orta Doğu ve Türkiye başlığı altında, Türk ekonomisinin de yaşayacağı değişimler üzerine tahminler yapıldı. 2020 yılına damgasını vuran Koronavirüs salgınının tüm bölge ve ülkelerin ekonomilerine olumsuz etkileri olacak. Swiss Re’nin raporuna göre Türkiye’nin de kategori olarak içinde bulunduğu ‘Orta Doğu ve Türkiye’ bölgesinde 2020 yılsonunda beklenen düşüş -3.9% oranında. Diğer bölgelerde ise beklenen ekonomik gerileme şu şekilde; Orta ve Doğu Avrupa (-3.9%), Latin Amerika (-5.3%) ve Afrika (-2.5%).

HİNDİSTAN BÜYÜMEDE LİDER OLACAK

Swiss Re, daha uzun vadede gelişmekte olan pazarların büyüme eğilimine dönmesini bekliyor ancak önceki 10 yıla göre daha düşük bir hızda olmasına rağmen, daha büyük bir küresel ekonomik büyüme olacağını tahmin ediyor. Gelişen ekonomilerin önümüzdeki 10 yılda bileşik yıllık büyüme oranı (CAGR) açısından bir önceki 10 yıldaki %5.5 seviyesinden %4.4 oranına değişeceği öngörülüyor. Gelişen pazarlar içinde en hızlı büyüme ortalama %5.2 ile Asya bölgesinde gerçekleşecek. Bu dönemde bölgede en hızlı büyüyen ekonomi unvanını Hindistan, Çin’den devralacak.

MALİ TEŞVİK COVID-19 ETKİSİNİ HAFİFLETECEK

COVID-19 krizi ilerledikçe, gelişmekte olan pazarlar da dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki hükümetler büyümedeki düşüşü hafifletmek için mali teşvik paketleri açıkladı. Ekonomiye katkı sağlayan işletmelerin büyük bölümü salgın sürecinde iş süreçlerini durdurma kararı aldı. Bu durumun ardından gelişmiş pazara sahip birçok ülkenin acil odak noktası sağlık hizmetleri için yeterli fonun sağlanması, şirketlerin personel çıkarmasının ya da iflas etmesinin önüne geçilmesi oldu. Yapılan en yaygın mali teşvik önlemleri arasında nakit transferleri, temel ihtiyaçların karşılanması, sübvansiyonlar, vergilerin ertelenmesi ve sosyal güvenlik ödemeleri bulunuyor.

ALTYAPI YATIRIMLARI ŞART

Gelişmekte olan ekonomilerin verimlilik seviyelerini iyileştirerek ekonomik dalgalanmalardan etkilenmemek için daha esnek bir yapıya sahip olmaları gerekiyor. Swiss Re bu durum için altyapı yatırımlarını şart olarak görüyor. İnsan refahının ve üretiminin en önemli yapı taşlarından birinin altyapı olduğunun belirtildiği raporda sürdürülebilir bir ekonominin de anahtarının altyapı olduğu söyleniyor. Verimlilik farklı sektörlerde artış gösterdikçe ve genişledikçe, gelirler arttıkça ve yaşam biçimleri değiştikçe (örneğin, daha fazla şehirleşme), altyapı ihtiyaçlarının bileşimi de değişiyor. Dünya Bankası, altyapıya yapılan yatırımlardaki %10’luk bir artışın uzun vadede toplam üretimi %0,7-1 arasında artırabileceğini hesaplamıştı. 

SAĞLIK ALTYAPISI YATIRIMLARI ARTACAK

COVID-19 salgınının tüm dünyaya hızla yayılarak pandemi ilan edilmesiyle birlikte, özellikle gelişmekte olan pazarlarda sağlık altyapısının yetersiz olduğu ortaya çıktı. Swiss Re, sağlık altyapısı ile ilgili şu önerilerde bulunuyor:

• Sağlık altyapısı doğası gereği ulusal özellikte olmasına rağmen, yaratacağı etkiler tüm dünyayı kapsıyor. COVID-19 gibi yerel olarak ortaya çıkan salgınların küresel bir tehlikeye dönüşmesini engellemek için sınır ötesi işbirliklerine gidilmesi gerekiyor.

• Kamu ve özel sektör ortaklıkları özellikle uzun vadeli sağlık altyapı projelerine yatırım yapmak için finansman kaynağı olarak sağlık sisteminin verimli işleyişini geliştirmeye yardımcı olabilir.

• Sağlık altyapı yatırımı sürekliliği olan bir süreç. Tıbbi gelişmeler hızlı güncellemeler gerektiriyor. Ayrıca, hem kronik hastalıklar ya da yaşlanan popülasyonlar gibi sürekliliği olan riskler hem de pandemi, doğal afetler gibi acil durumlarla başa çıkmak için sağlık altyapısının iyi korunmasına ihtiyaç var.

• Modern toplumun karmaşıklığı ve kaliteli yaşam için giderek artan ihtiyaçlarla birlikte sağlık altyapısı ancak diğer altyapı türleri tarafından desteklenmesi durumunda etkili olabilir. Örneğin, işleyen bir sağlık ekosistemi, hijyen için temiz suya ve operasyonları desteklemek için dijital iletişim ağlarına erişime ihtiyacı duyar.

SAĞLIKTA DEVLET VE ÖZEL SEKTÖR İŞBİRLİĞİ

Birçok ülkede hükümet, sağlık bakımı ve ilgili altyapının sağlanmasında büyük rol oynuyor. Bununla birlikte, bugüne kadar birçok düşük gelirli ülkenin yeterince yatırım yapmamış olması sağlık hizmetlerine yönelik özel yatırımların yükselmesine neden oldu. Örneğin, 2016 verilerine göre Hindistan’da sağlık yatırımlarının %70’i özel sektörden geliyor. COVID-19 hastalarının çoğu devlet hastanelerinde tedavi edildiğinden, bu durum mevcut pandemide kritik bir zorluk haline geliyor.

Türkiye’de COVID-19 ile ilgili sağlık harcamalarına göz attığımızda COVID-19 pozitif teşhis konmuş hastaların tedavi masrafları devlet tarafından karşılanıyor ve pandemi hastanelerinde tedavileri sürdürülüyor. COVID-19 teşhis ve tedavilerine özel olarak inşa edilen ve yapımı 45 günde tamamlanan Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum Hastanesi, 29 Mayıs 2020 tarihinde İstanbul’da açıldı. Ayrıca sağlık sigortalarında pandeminin teminat altına alınmamasına rağmen Türk sigorta sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin çoğu COVID-19 tedavilerinin oluşturacağı ücretleri karşılayacağını, yeni sağlık sigortası poliçelerine de COVID-19 tedavisini ekleyeceklerini açıklamışlardı.

YATIRIM HARCAMASI VE ALTYAPI AÇIĞI

Swiss Re, altyapı yatırımlarının 2007-2018 yılları arasında her yıl ortalama olarak %3.2 oranında (2.1 trilyon dolara denk geliyor) arttığını açıkladı. Bu dönem sonunda toplam altyapı harcaması 25.7 trilyon dolar oldu. Sektör bazında en fazla yatırım yapılan alanlar; %34 enerji ve ardından %30 ile karayolu oldu. Enerji haricinde diğer sektörler arasındaki yatırımların dağılımı büyük ölçüde istikrarını korudu. Bölgelere göre, 2007-2018 yılları arasında küresel altyapı yatırımının yarısından fazlası (%60) gelişmekte olan pazarlardan geldi. Gelişmekte olan pazarlarda yatırımların %75’i (967 milyar dolar) gelişmekte olan Asya pazarları kaynaklıydı. Bu oranın üçte ikisinden fazlası Çin’den geldi. Latin Amerika, gelişmekte olan pazar yatırımlarının yıllık %10’unu (126 milyar dolar) gerçekleştirirken, gelişmekte olan Avrupa ve Afrika pazarları bu dönemde sırasıyla 95 milyar doları (toplamın %7.4’ü) ve 94 milyar (%7.3’ü) yatırıma imza attı.

GELİRLE BERABER TALEP DE ARTIŞ GÖSTERİYOR

Gelecek yıllarda da sigorta sektöründe büyümenin lokomotifinin gelişmekte olan piyasalar olacağı belirtilen raporda, prim artışının Doğu’ya kaydığı ve Çin’in 2030’ların ortalarında en büyük sigorta pazarı olmasının beklendiği aktarıldı. Rapor kapsamında yapılan araştırmada altyapı yatırımları ve ekonomik büyüme arasında pozitif bir bağlantı olduğu vurgulanıyor. Aynı pozitif bağlantı kişi başına düşen GSYİH ile sigorta penetrasyonu arasında da bulunuyor. Gelişmekte olan ülkelere bakıldığında ise kişi başına düşen gelirin artması sigorta talebinin yükseldiği bir döneme girildiğini gösteriyor.

50 MİLYAR DOLARLIK SİGORTA POTANSİYELİ

Gelişmekte olan 7 pazar üzerinden gerçekleştirdiği bir simülasyonun sonuçlarını açıklayan Swiss Re, 2021-2030 yılları arasındaki toplam 13.6 trilyon dolar altyapı yatırımı yapılacağı varsayımı ile yaptıkları modellemelerde önümüzdeki 10 yıl içerisinde gelişen 7 pazarda altyapı yatırımlarının sonucunda toplam 50 milyar dolarlık prim üretileceğini öngördüklerini belirtti. En fazla primin üretileceği alanların ise ulaştırma ve enerji olması bekleniyor. Ayrıca ülke bazında bakıldığında Çin’in en fazla primi elde edeceği ve Hindistan’ın ise ikinci sırada yer alacağı tahmin ediliyor.

ALTYAPI YATIRIMLARI BÜYÜMEYİ TETİKLEYECEK

Swiss Re raporunda, mevcut trendler ışığında önümüzdeki 20 yıl içerisinde gelişmiş pazarlarda %2’nin biraz üzerinde gelişmekte olan pazarlarda ise GSYİH’nin %4’üne yakın bir oranının altyapıya harcanacağını öngörülüyor. Söz konusu artışın çoğunun, gelişmekte olan Asya ülkelerinden geleceği ve özellikle Çin’in GSYİH’sinin yaklaşık %4.8’ini altyapıya harcayacağı tahmin ediliyor. Yatırımın ana itici güçleri arasında kentleşme, dijital dönüşüm, esnek altyapı, yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş ve sağlık altyapısının geliştirilmesi yer alıyor. Küresel ekonomide yatırımcıların ayrılmaz bir parçası olan sigortacılar, gelişmekte olan piyasalardaki altyapı artışını sigortalayarak destekleyebilir. 

COVID-19 kaynaklı ekonomik yavaşlama, gelişmekte olan pazarların frene basmasına neden oldu. Pandeminin olumsuz etkilerini hafifletmek için mali harcamaların yeniden önceliklendirilmesine ihtiyaç duyuluyor.
Bununla birlikte, uzun vadeli altyapı yatırımları uzun vadede büyüme oranlarını sürdürmek için büyük önem teşkil ediyor. Bu durum aynı zamanda ülkeleri her an karşılaşabilecekleri; iklim değişikliği etkileriyle daha sık ve yoğun hale gelebilecek doğal afetlere ve hava koşullarına bağlı olaylara da hazırlıklı hale getiriyor.

ALTYAPI AÇIĞI NEDİR?

Altyapı sözlük anlamıyla; bir kentin, bölgenin veya yapının varlığını sürdürebilmesi için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik, enerji, vb. tesisatların tümüdür. Altyapı hizmetleri hem ekonomik hem de yaşam kalitesi açısından sosyal hayatta önem arz ediyor. Altyapı açığı ise ülke ya da bölge için yeterli altyapı seviyesine gelene kadar yapılabilecek toplam yatırım miktarını belirtiyor.

PANDEMİLERİN ALTYAPI ÜZERİNE OLUMLU VE OLUMSUZ ETKİLERİ

NEGATİF
KISA DÖNEM
● Seyahat, turizm ve konaklama, perakende ticaretin salgından ciddi şekilde etkilenmesi ilgili altyapıya talebi azalttı
● Tedarik zincirlerindeki yeni uygulamalar baştan büyük boyutlu bir yapılanmaya neden olabilir; ancak talebin düşük olması yakın dönemde bu uygulamaların etkisini düşürecek
● Sokağa çıkma yasağı ve seyahat kısıtlamaları, devam eden altyapı inşaatlarını durdurdu
● Olimpiyat oyunları gibi büyük çaptaki uluslararası etkinliklerde yaşanan ertelemeler altyapı talebinde azalmaları beraberinde getirebilir

ORTA VE UZUN DÖNEM
● Mali kısıtlamaları olan hükümetler altyapı harcamalarını azaltabilir
● Gelecek dönemde belirsizliğin artmasıyla altyapı yatırımlarında özel sektör katılımı azalabilir
● Uzaktan çalışma sisteminin kalıcı olarak belirlenmesi, iş seyahatlerini azaltabilir
● Salgının ardından insanların kentlerden kırsal alanlara olan ters göç kentleşmenin hızını yavaşlatabilir
● Yatırımların yeniden önceliklendirilerek sağlık altyapısına daha fazla harcama yapılması, diğer altyapı segmentlerine zarar verebilir

POZİTİF
KISA DÖNEM
● Bilgi ve iletişim altyapısına olan taleplerin artması
● Sağlık altyapısının önem kazanması ve talebin artması

ORTA VE UZUN DÖNEM
● Hükümetlerin mali esnekliğe sahip olmaları koşuluyla, büyümeyi desteklemek için altyapı inşasını teşvik etmesi
● Sağlık altyapısına yatırımların artması
● Bilgi ve iletişim altyapısının güçlendirilmesi
● Tedarik zincirinin yeniden yapılandırılması özellikle gelişmekte olan ülkelerde altyapıya ek yatırım ihtiyacı doğurabilir

Avatar

Esra Nur Mocu

esra@sigortacigazetesi.com.tr

İlginizi Çekebilir