Allianz Türkiye Kurumsal İletişim Başkanı Fatmanur Erdoğan: Allianz’ın amacı toplumun yaşam kalitesini artırmak

Allianz Türkiye Kurumsal İletişim Başkanı Fatmanur Erdoğan, yaptığımız röportajda Allianz Türkiye’nin dışavurumcu yaklaşımını anlattı. Erdoğan, Allianz’ın ‘toplumun kalitesini artıran sosyal bir marka olmak’ vizyonu olduğunu dile getirerek bu anlayışla açık, içi-dışı bir olan iletişimi tercih ettiklerini belirtti. Girişimci bir yönetici olan Fatmanur Erdoğan, Allianz’ın girişimci ve yenilikçi yapısının yaratıcı bireyler için ideal olduğunu söyledi.

Allianz Türkiye’nin benimsediği dışavurumcu yönelim ve projeler hakkında bilgi verebilir misiniz?
Sanatla özdeşleşmiş olan bir ifadeyi şirket anlayışları içine koyarak, Türkiye’de dışavurumcu şirketler dönemini başlattık. Bu kavramı Allianz Türkiye olarak, içimizin dışımızın bir olduğu, doğamız ne ise dışarı verdiğimizin de aynı olduğunu anlatmak için kullandık. Farklı ve yenilikçi yaklaşımla ilerledik; odağımıza müziği koyduk, toplumun tüm kesimlerine ilham kaynağı oluşturacak dışavurumcu projelerle ilerlemeye devam edeceğiz.

Diğer önemli sloganınız olan ‘Müziğin Geleceği İçin 1 Olduk’ Allianz Türkiye için ne ifade ediyor?
Dışavurumcu yaklaşımda önemli olan, şirketin dışa yansıttığının kendi doğası olmasıdır. Dış dünyayla en sağlam iletişimi sanatla sağlayacağımızdan dolayı, dışavurumcu yaklaşımımızı sanatla birleştirmek istedik. Ekim ayında vermiş olduğumuz Lang Lang konserinde ve onun öncesinde Ayhan Sicimoğlu ile yaptığımız çalışmalarda hep müzik yoluyla ilham vermeyi ön plana çıkarmak istedik. Bunun yanı sıra, Şevki Karayel Piyano Akademisi ile anlaşarak Türkiye’den belirlediğimiz yedi okulda workshop’lar düzenledik. Bu workshop’larda müzik ve kültürle ilgili eğitimler verdik. Bu organizasyonla ulaştığımız 600 öğrenciyi de ekim ayındaki  Lang Lang konserinde ağırladık. Bu organizasyon çocukların heyecanını yükseltmek için çok büyük fırsat oldu.

Genç piyanist Kaan Baysal’ın bu organizasyondaki yeri nedir?
Allianz olarak Lang Lang ile birlikte yapmış olduğumuz ‘Müziğin Geleceği  İçin 1 Olduk’ projemiz için Türkiye’den genç bir piyanist arıyorduk. Genç piyanisti seçmek için Allianz  tarafından belirlenen, içinde orkestra şefi Cem Mansur, ünlü piyanistler Güher ve Süher Pekinel, İKSV Başkanı Görgün Taner ve İKSV Müzik Direktörü Yeşim Gürer Oymak’tan oluşan bir danışma kurulu oluşturuldu. Türkiye’nin en başarılı genç piyanisti olarak, bu danışma kurulu tarafından seçilen Kaan Baysal’ın gelecekteki kariyeri için bu proje çok yararlı oldu. Allianz’ın Gençler Müzik Kampı için dünyanın çeşitli yerlerinden gelen 12 tane çocuk seçildi; Kaan da bu organizasyonun Türkiye ayağı. Benim de şahsen Kaan’la birlikte katıldığım etkinlikte, Barcelona’da 300 kişilik bir oditoryumun içinde Lang Lang çocuklara masterclass verdi. Bu etkinlikten büyülenmemek elde değildi.

SOSYAL BİR MARKA OLARAK ALLIANZ
Allianz’ın sanatla harmanlamayı düşündüğü başka projeler de olacak mı?
Allianz Türkiye olarak toplumun yaşam kalitesini artıran sosyal bir marka olmak için yola çıktık. Tüm bu bahsettiğimiz yenilikler de bunun peşi sıra geliyor. Biz zaten Allianz bünyesindeki ürün ve hizmetlerimizle insanların yaşam kalitelerini artırmayı amaçlıyoruz. Müzikle ilgili bir takım çalışmalar yapmaya devam edeceğiz. Bunu yaparken ölçümlemeye de değer veriyoruz. Bizim bunu yaparken amacımız,  PR ya da iletişim çalışmaları yapmak değil. Bir şirketin vizyonunda toplumun yaşam kalitesini artırmak varsa, o şirket bu işi gerçekten ciddiye alıyor demektir. Bu 1 yılda olacak iş değil fakat; önümüzdeki 5 yılın sonunda elimizde bu alanda çok önemli datalar olacak. Bu yöndeki çalışmalarımızı ilerletmeyi planlıyoruz. Toplumla el ele ve etkileşim içinde olmak istiyoruz. Bunu da, hem içte hem dışta ilerletmeyi amaçlıyoruz.

Girişimcilikle yakından ilgilisiniz. Bu konuda basılmış çalışmalarınız da var.
Evet. Geçen sene Optimist Yayınları’ndan çıkan ‘Beyaz Yakalı Girişimci’ isimli bir kitabım bulunmakta. Basılmış olmasının yanı sıra, kendi sesimle kaydetmiş olduğum sesli versiyonu da bulunuyor. Bu kitapta, özellikle girişimcilik psikolojisi üzerine eğilmek istedim. Genellikle girişimcilik üzerine piyasada çok kitap bulunuyor ve o tarz kitaplar daha çok teknik ayrıntı içeriyor. Bu kitapta farklı olan ise, girişimcilik için gereken merak duygusu. Merak duygusunu çok önemsiyorum. Herhangi bir konuda merak duygusu varsa, bir konudan diğerine ilerleme olur.  Benim en çok üzerinde durduğum konu ise aktif merakı sonradan yaratmak için çaba gerektiği.

Türkiye’nin ilk kariyer ve yönetim bloguna sahipsiniz. Bu konudan biraz bahseder misiniz?
Kariyeryolculugu.com’da kariyer ve yönetim konuları üzerine eğilmeyi amaçladım. İnsanlar hayatın çok planlı olduğunu düşünüyorlar; ama gerçekte böyle bir durum yok. Gerçekte olan, önünüze çıkan durumu nasıl değerlendirdiğinizdir. Olumlu ya da olumsuz ne olacaksa bunu ancak adımı attıktan sonra görebilirsiniz. Bu nedenle çok planlı programlı hareket etmiş olup, 10 yıl sonra nerede olacağınızı düşünmeniz her zaman işe yaramaz. Örneğin, benim Allianz’la buluşmam, onların bir değişimi yönetmek istedikleri zamanda oldu. Daha sonra Allianz Türkiye CEO’su Solmaz Altın ile görüştüm ve güven veren, yeniliğe açık olan bir ekiple karşı karşıya olduğumu hissettim.

İlginizi Çekebilir

Leave a Reply